Ah, bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğeniş. Bizim bir kalbimiz olduğunu, bizim de “mutlaka” isteyecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.
Bahtiyar küçük kız mektep önlüğünün cebinde sevdiğinden gelen mektubu bulduğun zaman, kim bilir, ne kadar sevineceksin? Bu kaybolmuş şeyi hangi görünmez gece penceresinin oraya getirip bıraktığını kendi kendine soracaksın. Cemile , o bir peri değil , sadece biçaredir, nefret ettiği insandan gelebilecek mektupları daima kalbinin bir parçasıyla beraber yakmaya mahkum bir talihsiz…