Çevremizdeki
insanlara bak. Neden acı çektiklerini, neden hep
mutluluk arayıp bir türlü bulamadıklarını merak
etmiştin. Bir insan şöyle bir durup kendi
kendine, benim hiç gerçek anlamda kişisel bir
arzum oldu mu, diye sorsa, cevabı hemen bulur.Bütün isteklerinin, çabalarının, rüyalarının,
ihtiraslarının hep başka insanlardan gelme bir
motivasyon olduğunu görür. Aslında çabaları
maddesel zenginlik uğruna bile değildir, elden
düşmecinin hayali sayabileceğimiz saygınlık
içindir. Bir onay arar. Kendinin olmayan bir
onay. Ne o mücadeleden bir keyif alır, ne de
başardığı zaman bir sevinç duyar. Bir tek şey
için bile, 'Bunu isteyişim, kendim istediğim
içindir, yoksa komşularım bana imrensin diye
değil,' diyemez. Ondan sonra da, neden
mutsuzum diye merak eder. Mutluluğun her
türü, kişiye özeldir. En büyük anlarımız
kişiseldir, kendimizden kaynaklanan bir motivasyondan gelir, ona el sürülemez. Bizim
için kutsal olan, değerli olan şeyler, herkesle
paylaşılmayan, orta malı olmayan, çekip kurtardığımız şeylerdir. Oysa şimdi, içimizdeki
her şeyi herkesin gözü önüne sermemiz, herkes
ellesin diye ortaya açmamız isteniyor.