Elleri suda.
Batırıp çıkarıp yüzlerini siliyorlar.
Fâtıma, yüzü babasınınkinden beyaz, yatağa sokuldu.
İnsanlığın tacı baba, kadinligin en derin ve ince timsali kızına bakıyor. Birbirlerine hiçbir şey söylemeden sadece bakışıyorlar. Kimbilir kaç asırlık birkaç dakika bakıştan sonra, Allahın Resulü, âlemde en hisli sözü söylediler:
-Üzülme kızım; babana bugünden başka acı yok!
Akşam yaklaşmakta... Güneş, Medine'nin batısındaki tepelerin arkasına kaçmak mı istiyor ne? Bütün sesler, hareketler vedalarda, kendilerinin de bilmediği bir çırpınış, bir yırtılış, bir eriyiş var. Kıyamet çizgisine bir mızrak boyu mesafe mi kaldı?