İpek Dadakçı

İpek Dadakçı
@ipeksayilan
9/10
·520 syf.··
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 22:55
Önemli bir tarihi figürün, Roger Casement’in hayatını anlatan, aynı zamanda kaçınılmaz olarak sömürgeciliğin gerçeklerine dair çok sert ve çok güçlü bir roman “Kelt Rüyası”. Roger Casement, bir tüccar olan babasından denizaşırı seyahat hikayeleri dinleyerek büyümüş, genç yaşta anne ve babasını kaybedip hayata atılmak zorunda kalınca da hep ilgisini cezbeden Kongo’ya henüz on dokuz yaşındayken gitmiş ve hayatının büyük kısmını burada geçirmiş bir diplomat. Görevi sırasında, kauçuk için Kongo yerlilerine yapılan insanlık dışı muameleye, akıl almaz zulümlere tanık oluyor ve bunlara dair bir rapor yazıyor. Casement’in raporu sayesinde dünya kamuoyu yaşananları öğreniyor. Ardından Amazonlar’daki sömürgecilik faaliyetlerini incelemek üzerine görevlendiriliyor ve burada yaşanan vahşetin de pek farklı olmadığını kaydediyor. Birleşik Krallık’ın diplomatı olan Casement, aslında bir İrlandalı ve yıllar boyu Afrika ve Güney Amerika’da gördükleriyle beraber kendi ülkesi İrlanda’nın da sömürgeciliğin farklı çehrelere bürünmüş haline maruz kaldığını fark ediyor ve İrlanda’nın bağımsızlığı için mücadele etmeye başlıyor. Böylelikle bir kahramanken vatan haini ilan ediliyor. Bu durumda maalesef queer kimliği de her türlü karalamayla beraber kendisine karşı kullanılıyor. “Kelt Rüyası” nispeten kolay okunan bir Llosa romanı. Yazar, bu romanda hikayeyi sadece iki koldan ilerletmeyi tercih etmiş: Bir bölümde vatan haini olarak hapsedilen Casement’in yaşadıklarını ve geriye dönüşlerle bazı hatıralarını (özellikle İrlanda meselesine dair bunlar), takip eden bölümde ise baştan sona Afrika ve Amazon’larda yaşadıklarını anlatıyor. Yani, pek çok Llosa romanında alışık olduğumuz cümleden cümleye zaman ve anlatıcı sıçramaları yok bu romanında. O nedenle Llosa’dan kolay ve akıcı ama aynı zamanda
Kelt RüyasıMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2020242 okunma
Reklam
8/10
·304 syf.··
2025 105. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 21:12
Yazarın son yayımlanan romanı, tıpkı ilki "Polonya'da Bir Kuş Var" gibi bir İkinci Dünya Savaşı hikayesi. “Uçurtmalar”da bu kez Normandiya’dayız. Annesiyle babasını kaybettiğinden, uçurtmalarıyla meşhur amcası tarafından büyütülen bir gencin, Ludo’nun gözünden okuyoruz savaş çıkınca yaşananları. Oldukça masalsı bir atmosferde, bir büyüme hikayesi olarak başlayan kitap savaşla beraber soluk soluğa okunan bir aşk ve direniş hikayesi olarak devam ediyor. Yine bir yanıyla umut tazelerken diğer yandan insanın içindeki kötülüğü sorguluyor Gary. “Ya Nazizm insanlık dışı bir canavarlık değilse? Ya insana özgü bir şeyse? Ya bir itirafsa? Ya gizlenmiş, bastırılmış, üstü örtülmüş, yadsınmış, en derinlerimize gömülmüş ama yine de her zaman yüzeye çıkan bir gerçekse?” (s. 263) “İnsanlık dışı olmanın da insana özgü bir şey olduğu kabul edilmediği sürece yobazca yalanlar içinde bocalıyoruz demektir.” (s. 213) Çok beğenerek okudum.
UçurtmalarRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2025175 okunma
8/10
·224 syf.··
2025 103. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 14:56
“Polonya’da Bir Kuş Var”da on üç-on dört yaşlarında bir çocuğun babası tarafından kurtarılmak amacıyla ormanda bir sığınağa bırakılması ve ardından tek başına kalarak direnişçilere katılmasını okuyoruz. Konusu ve Polonya’da geçmesi itibarıyla Kosinski’nin “Boyalı Kuş”unu da anımsatıyor roman, ki okumadıysanız muhakkak öneririm. Ama Gary daha farklı yaklaşıyor aslında savaşa ve insan doğasına. Düşmanı kötü direnişçileri iyi olarak yansıtmıyor her şeyden önce; yer değiştirseler, imkan olsa yapacakları çok farklı olur muydu, bunu sorguluyor hep. Her insanın içindeki iyi ve kötünün çatışmasına inanıyor Gary, bunun daha gelişmiş halini “Uçurtmalar”da da göreceğiz. Başka bir yanıyla da ayrılıyor çoğu savaş romanınından: daha umutlu, yaşanan onca insanlık dışı şeye, acılara rağmen sanatla iyileşme, direnme, ders çıkarma ve yaşananları yarınlara aktarma var. Burada da yine çok yönlü yaklaşıyor ama Gary: aynı sanat, propaganda malzemesi olma potansiyeline de sahip, bunu da atlamıyor. Hikayeyi, karakterleri çok sevdim. Çok iyi bir yazarın gelmekte olduğunun sinyallerini veren, çok başarılı bir ilk roman bence.
Polonya'da Bir Kuş VarRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2023384 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 104. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 16:47
“Koca Tembel”, Romain Gary’nin Emile Ajar müstear adıyla yayınlanan ilk romanı. Yazarı sevmemin yanı sıra, onun iki kimliği arasındaki dil ve üslup farklarını görebilmek için de peş peşe okuyorum kitaplarını bu ara ve henüz tüm külliyatına hakim olmasam da bence bu eseri, bu ayrımı en keskin şekilde gördüklerimizden biri. Paris’te yalnız yaşayan bir istatistikçinin Afrika gezisi sonrası bir piton sahiplenip onunla yaşamaya başlaması üzerine gelişen olayları okuyoruz kısaca. Modern insanın başta yalnızlık olmak üzere açmazlarını ele alıyor Gary. Ancak sadece bu değil; ırkçılık, sömürgecilik ve tüketim çılgınlığı başta olmak üzere baştan sona modern toplum ve sistem eleştirisi aslında kitap. İronileri muhteşem, hem çok incelikli ve cuk oturuyor hem de komik, bazı yerlerde kahkaha attım okurken. Bunun yanında, karakterimiz ve pitonu üzerinden Gary, kendine yeni bir persona yaratmasının sancılarını, kendi kimlik geçişlerini, çatışmalarını ya da çoğalmalarını anlatıyor. Sanki pitonun deri değiştirmesiyle beraber Gary kostüm değiştirip Ajar oluveriyor ve sonrasında anlatımı bir o alıyor ele bir diğeri. Bu kimlik meselesini modern insan ve sistem eleştirisiyle aynı potada bu kadar başarılı eritebilmesi dahiyane bence. Müthiş bir yazar Romain Gary. Şimdiye kadar okuyup da beğenmediğim romanı olmadı. Henüz okumadıklarımı da okumak için sabırsızlanıyorum.
Koca TembelRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2024117 okunma

İpek Dadakçı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2026 50. kitabı
Gassan Kanafânî
8.4/10 · 1.292 okunma
Reklam