İpek

Lackshmama üzüntüyle ülkedeki dulların yaşadıkları korkunç kaderi anlattı: Koca­ larının ruhunun çıkmasına engel olamadıkları için suçlanıp lanetleniyorlardı, hatta bazen kocalarına büyü yaparak veya onları hasta ederek ölümlerine neden olmakla itham edili­ yorlardı. Kocaları bir kaza sonucu öldüğünde ölüm sigorta­ sı almıyorlardı, savaşta öldüğünde de maaş bağlanmıyordu. Dul bir kadın görmenin uğursuzluk getirdiğine inanılıyor­ du, hatta gölgesini görmek bile kötüye alametti. Bayramlara ve düğünlere katılmaları yasaktı; herkesten saklanmak, yas rengi olan beyaz giysiler giymek ve günahlarının kefaretini ödemek zorundaydılar. Çoğu zaman kendi aileleri tarafından bile sokağa atılıyorlardı.
Sayfa 124·Kitabı okudu
Kadına Şiddet
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sevgi kuş misaliydi; bazen bir kanat çırpışıyla geldiği gibi, yine bir kanat çırpışıyla gidiyordu.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Sevgi
Smita içini ürperten o rakamı duymuştu: Ülke genelinde her yıl iki milyon kadın öldürülüyordu. Her yıl iki milyon kadın hiç kimsenin umurunda olmadan erkek barbarlığının kurbanı oluyordu. Bu durum dünyanın da umurunda değildi. Bütün dünya onlara arkasını dönmüştü.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Kadına Şiddet
Smita insan­ ların uykuda da eşit olmadıklarını düşündü. İnsanlar hiçbir konuda eşit değillerdi . . .
Sayfa 78·Kitabı okudu
Edebiyat
Vishnu'nun yokluğu içinde yeri doldurulamaz bir boşluğa neden olur, hatta anne ve babasının ölümünden çok daha öksüz hissettirirdi.
Sayfa 77·Kitabı okudu
1000Kitap