Bir de galiba hiçbir şeyin, hiçbir zaman tam ve mükemmel olmayacağını, çünkü her şeyin, her hâliyle zaten öyle olduğunu biliyorum artık.
Sabah uyanmış olmanın, sağlıkla kalkmanın, gökyüzüne bakmanın, güneşi görmenin yeter de artar olduğunu hissediyorum.
Kalbimi umutlu, inançlı ve güçlü tutuyorum.
Ve esas mesele, galiba o karanlıktan çıktığında dönüştüğün hal, öğrendiğin yol, büründüğün renk, olduğun şey, hissediyorum.
“Sevgi ne tuhaf bir şey,” dedi Sophia. “Birini ne kadar çok seversen, o seni daha az seviyor.”
“Kesinlikle doğru,” diye cevap verdi babaannesi. “Peki, bu durumda ne yapılır?”
Sophia sertçe, “Sevmeye devam edilir,” dedi.
“Git gide daha da güçlü seversin.”
Allah affetsin ama birçoğunuz daha iyisini bulma hırsıyla şükür nedir unutmuş olsanız da benim gibiler şükre sarılmak için hep kendimizden daha kötüsünü ararız. ~