Bir türlü tadamadığım yakıcı bir duygunun pençesine düşmek istiyordum: böylece yaşadığımı hissedebileyim; günah, şehvet, acı, pişmanlık, suçluluk kavursun içimi. İçimdeki ve evimdeki boşluk dolsun. Beni yakan ateşi saklamak olsun işim. Günler daha hızlı geçer. Zaman anlam kazanır.
Bir ev nedir ? diye düşündüm: kardan, yağmurdan korur insanı, penceresi vardır, dışarıya bakarsın ama dışarıda değilsin, hem hayata aitsin hem kendi fanusundasın.