Yüzler göreceksin. Beliren, yiten, sonra yine beliren yüzler. Bazıları bir daha belirmeyecek. Bazıları bir ‘ad’ olarak geçip gidecek. Sana teğet geçenler, senin teğet geçtiklerin, âşık oldukların, aşklarının hayalini kurduğun yüzler.
Ayrıldığın evler…
Evlerden ayrıldın. Evlerden evlere çekip gitmek istedin. Evlerden ayrılmak zorunda kaldın. Evlerden ayrılmak istedin. Ayrılıp gidince, yeni bir yaşam başlayacak sanıyordun. Evler seni bıraktı; onları düşüneceğini bilmiyordun.
Sorun buydu. Suyu berraklaştırmaya çalışırken bulandırmak. Herkes arıyor ama daha karışık, daha aykırı, daha bulanık şeyler buluyor, aradığından uzağa düşüyordu.