“ beyin yakan / gerçeklik büken / varoluş tokadı atan “filmler film önerisi değil, zihinsel deney öneriyorum . çünkü bu filmlerin çoğu bittiğinde hikâye sona ermiyor. asıl film, ekran karardıktan sonra kafanın içinde devam ediyor. `dark city` (1998) karanlık şehir bir adam cinayet suçlamasıyla uyanır ama asıl problem bu değildir. şehir her gece değişmektedir. insanların anıları değişmektedir. ve kimse bunun farkında değildir. matrix'ten önce gelen, matrix'in ilham kaynaklarından biri sayılan kült bilimkurgu. “eğer bütün anıların sahteyse sen kimsin?” sorusunu sorar. appraf.com/title/movie/-jd25 `open your eyes` (abre los ojos)(1997) aç gözünü yakışıklı, zengin ve başarılı bir adamın hayatı bir kazadan sonra parçalanır.
Yasaklı Madde ve Türkiye
Türkiye’nin Sessiz Felaketi: Okul Kapılarında Büyüyen Uyuşturucu Gölgesi – Kullanım ve Satış Oranlarının Patlaması, Kartellerin Gölgesi ve Siyasi Mücadelenin İnce Ayrıntıları Bir anne, İstanbul’un kalabalık bir semtinde, 13 yaşındaki oğlu Ahmet’in okul çantasından çıkan küçük bir poşeti açtığında hayatı durdu. İçinde “bonzai” dedikleri sentetik kannabinoid karışımı vardı. Okul kapısının hemen karşısında, tanıdık bir “torbacı” çocuğa “deneme” diye vermişti. Ahmet, ilk seferinde “sadece merak” demişti. Birkaç ay sonra hastane koridorlarında, intihar girişimiyle boğuşuyordu. Ailesi dağıldı; baba işini kaybetti, anne depresyona girdi. Bu hikâye, Türkiye’nin dört bir yanında binlerce kez tekrarlanıyor. 2024 verilerine göre uyuşturucu kaynaklı ölümler %42,3 artarak 427’ye ulaştı; bunların arasında 15-18 yaş arası 6 genç de vardı. Metamfetamin ve bonzai, gençleri yutuyor. Okul çevreleri artık “güvenli alan” olmaktan çıktı; satışlar kapı önlerinde, teneffüslerde dönüyor. Bu, sadece bir istatistik değil; bir milletin geleceğinin çalınmasıdır.b25e97 Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle uzun yıllardır uyuşturucu trafiğinin ana geçiş güzergâhı. Afganistan’dan gelen eroin, İran üzerinden Avrupa’ya akar; son yıllarda ise sentetik maddeler patladı. 2010’lu yıllarda “bonzai” dalgası vurdu, şimdi metamfetamin ve yeni psikoaktif maddeler (NPS) rekor kırıyor. Resmi raporlar, sorunun “giderek artan” boyutunu net ortaya koyuyor. 2023’te 251.851 olay varken 2024’te bu sayı %22,7 artışla 309.028’e fırladı; şüpheli sayısı 374.948’e çıktı. Ele geçirilen metamfetamin 33,8 ton – bir önceki yıla göre %54 artış ve tüm zamanların rekoru. Sentetik kannabinoid (bonzai) olayları %95,6, şüphelileri %94,9 arttı. Ecstasy tabletleri 5,1 milyon, kokain 3 ton civarında. Bu rakamlar, sadece “yakalama” değil;
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
HK
Bir platforma yazdigim yaziyi ayni sekilde degistirmeden burada da paylasiyorum "Söz konusu olan şey "islam" ise İslam adına cihad ise İman ehli birey olmak ise Bu konuda kaynak Abdullah oğlu Muhammede s.a.v. inzal olan "vahyin kuranı" dır Vahiy nedir Vahyin kuranı nedir Hakikati ile bilmek gerekiyor Dünya Ateist Materyalist Emperyalist Varlık mazariyesi olan fransiz rönesansinin suzgecinden gecti Ve Yönelişinde ateist Düşünüşünde materyalist Eyleminde emperyalist Oldu Bu terminolijiden bu terminolojinin matbuatindan arinmayan soylediklerimi anlayamaz ve kabul edemez Hepimiz dogduk Hepimiz öleceğiz Rabbul alemin olan Allahın rabubiyetine iman etmis irade bireyi vahyin hakikatini matbuattan arinmis sekilde ogrensin Bu mumkun mu Mumkun
Araştırma-İnceleme Tarih
Varlığın Kodu: Bilim, İnanç ve Enerjinin Sentezi
Varlığın Kodu: Bilim, İnanç ve Enerjinin Sentezi Cevat ORHAN Giriş: Varoluşun sırrı, yüz binlerce yıldır insanlığın en büyük sorusu olmuştur. Kimileri bu sırrı, her şeyi atomlara ve parçacıklara indirgeyen bilimsel formüllerde ararken, kimileri de cevapları maneviyatın ve ilahi vahiylerin derinliklerinde bulmuştur. Peki ya bu iki arayış, birbirine zıt yollar değil de, aynı nihai gerçeği farklı dillerle anlatan iki farklı perspektif ise? Bu makale, madde dediğimiz şeyin aslında titreşen bir enerji olduğu gerçeğinden yola çıkarak, evrenin bir tür "kozmik simülasyon" olabileceği hipotezini incelemektedir. Bu bütünsel bakış açısı, modern fiziğin en son bulgularıyla kutsal metinlerin ve tasavvufi öğretilerin nasıl aynı noktada kesiştiğini ortaya koyarken, insanın bu büyük resimdeki yerini yeniden tanımlıyor. Bu yolculuk, bilinenin ötesine geçerek, evrenin ve bilincin ortak dilini, yani enerji, frekans ve titreşimleri keşfetme davetidir. Bölüm I: Evrensel Dil ve Temel Kavramlar Modern bilim, varoluşun en temel seviyesinde dahi sürekli bir akış ve değişim olduğunu gösteriyor. Gördüğümüz katı maddeler bile, aslında sürekli titreşen ve hareket eden atom altı parçacıklardan oluşur. Bu parçacıkların her biri, kendine özgü bir frekansta titreşir. Tıpkı bir müzik parçasındaki notaların farklı frekanslara sahip olması gibi, evrendeki her nesne, her düşünce ve hatta her duygu da benzersiz bir enerji frekansı ve titreşimi yayar. Bu bilimsel gerçeklik, varoluşun bir simülasyon olabileceği hipotezini destekler. Eğer evren, bir yazılım gibi işleyen kusursuz bir programsa, bu programın temel dili de sayılar, frekanslar ve enerji kodlarıdır. Bu bakış açısıyla, evrenin ince ayarı ve yasalarının mükemmel işleyişi, tesadüften çok, bilinçli bir tecellinin, yani bir kozmik programın ürünü
Okumak Üzerine
İnternet çağında okumanın yükselen bir değer olmadığı aşikar gibi gözükmetedir. Hız çağındaki dijital ortamda zaman harcamak yerine kaplumbağa hızıyla okumak tabii ki bir tercih konusu olamamaktadır. İnsanlar, bilgiye kısa ve özet olarak ulaşmakta, bunun sonucu da hiçbir şey hakkında derinlemesine bir malumata sahip bulunmamaktadır. Bu nedenle kişi yüzeysellikten kurtulamayıp, sığ değerlendirmelere malik olmaktadır. Elbette her okuma kişiyi sığ olmaktan kurtaracak diye bir kaide yoktur. Bazıları önyargılarını pekiştirmek için kapalı devre okuma yapmakta, hirbir sorgulamaya yada farklı bir eleştirel okumaya yer vermemektedirler. Yapılması gereken eleştirel okuma faliyetine yol açan bir kişisel eğitim proğramına sahip olmaktır. Tüm bunları söylüyoruz, fakat bu herkesin okuma alışkanlığını kazanabileceği anlamına mı geliyor? Tabii ki de hayır. Okumak bir anlamda piyano çalmaya benzemektedir. Herkes piyano çalamıyorsa, herkeste kitap okuyamaz. Çünkü bu çocukluktan itibaren kazanılan zor bir alışkanlık olduğu gibi, hem zaman, hem para ve en zoruda emek gerektiren bir sürecin ürünüdür. Buna rağmen çaba harcamak koşuluyla okumak mümkündür. Voltaire'nin deyişiyle " Okumayı öğrenmek sanatların en gücüdür" Bu alışkanlığı kazanmak uzun süreli olarak kendini disipline etmeyi yani bir tür irade terbiyesini gerektirir. Ama ille de okumuyorsanız şöyle bir söz var: “ Okuma yazmanız oluğu halde kitap okumuyorsanız, okuma yazma bilmeyen insana karşı bir üstünlüğe sahip değilsiniz.” Sonuç itibariyle onlarda sizde okumuyorsunuz son tahlilde. Eğitimli olmanız bu durumda bir fark yaratmıyor anlayacağınız. Okuma oranının ülkemizdeki istatistiklerine bir göz atmak, bu konuda bir fikir edinmek bakımından öğretici olabilir. Türkiye Eğitimleri Araştırma (TEA) raporuna göre durum
Evrenin Kodu, Bilincin Aynası: Kuantumdan Tasavvufa
Evrenin Kodu, Bilincin Aynası: Kuantumdan Tasavvufa Varlığın Sırları Cevat ORHAN Giriş: Perdenin Arasından Bakmak : İnsanlık varoluşundan beri en temel soruların peşinde koşmuştur: "Biz kimiz? Neden buradayız? Gerçeklik dediğimiz şey tam olarak nedir?" Bu sorulara yanıt arayışı, kimi zaman bilimin gözleme ve deneye dayalı soğuk ve mantıksal dünyasına, kimi zaman ise maneviyatın inanç, içsel deneyim ve metafiziksel alanlara uzanan sıcak ve sezgisel derinliklerine yönelmiştir. Uzun yıllar boyunca birbirine zıt kutuplarda görünen bu iki alan –bilim ve maneviyat– günümüzde şaşırtıcı bir şekilde birbirine yakınlaşıyor. Modern fiziğin, özellikle de kuantum mekaniği ve simülasyon teorisinin son bulguları, kadim tasavvuf ve felsefenin binlerce yıldır dile getirdiği sezgisel hakikatlerle çarpıcı benzerlikler gösteriyor. Kuran'ın "Biz her an yaratış halindeyiz" (Rahman Suresi, 29. Ayet) ifadesi, bu ezeli dinamizmi açıkça ortaya koyarak, bilimin ulaştığı en yeni anlayışlarla kadim ilahi mesajların nasıl buluştuğunu göstermektedir. Bu makalede, bu iki büyük bilgi arayışının nasıl bir araya geldiğini keşfedeceğiz. Evrenin sadece fiziksel bir olgu olmaktan öte, derin bir bilinç ve anlam taşıdığı fikrini ele alacak, bilimin vardığı son noktalarla İslam düşüncesinin büyük bilginlerinin (Fârâbî, İbn Arabi, Mevlânâ, İmam Gazâlî, Abdulkadir Geylânî, Yunus Emre ve Aziz Mahmud Hüdayi) kadim öğretileri arasında köprüler kuracağız. Amacımız, varoluşun gizemlerine dair bütüncül bir bakış sunarak, perdenin ardında yatan gerçeğe bir adım daha yaklaşmak. Bölüm 1: Bilimin Fısıltıları: Evren Bir Program mı, Bir Bilinç mi? Çağdaş fizik, içinde yaşadığımız evrenin sandığımızdan çok daha tuhaf ve karmaşık olduğunu fısıldıyor. En temel düzeyde bile, "gerçeklik" kavramı, bilimsel keşiflerle