merve

Puan vermedi·182 syf.·
2025 12. kitabı
Gibi izleyicisiyseniz, Olduğu Kadar’ı okuduğunuzda aslında Feyyaz Yiğit’in temel mizah dilinin erken dönemde şekillendiğini fark ediyorsunuz. Bu dilin yıllar içinde belirgin biçimde derinleştiğini ya da yeni bir eksen kazandığını söylemek ise zor. Gibi yayınlandığı dönemde, bazı izleyiciler tarafından karakterler üzerine yapılan derinlikli analizlere ve psikanalitik okumalara sıkça rastlıyordum. Ancak kitabı okuduğumda, bu yorumların büyük ölçüde dizinin kendisinden değil, kitlesinin kendi donanımlarını sergileme ihtiyacından beslendiğini düşündüm. Feyyaz Yiğit’in mizahı Türkiye’de belirli bir boşluğu doldurduğu ve gerçek bir alternatifi olmadığı için, ürettiklerinin zamanla yoğun bir anlam enjeksiyonuna maruz kaldığını düşünüyorum. Buna rağmen, üslubunu seviyor muyum? Evet. Daha ileriye taşınabilir mi? Bana kalırsa taşınabilir. Ancak Olduğu Kadar, bu mizah dilinin uzun yıllardır büyük ölçüde aynı yerde durduğunu hissettiriyor.
Olduğu KadarFeyyaz Yiğit · Okuyan Us Yayınları · 2019876 okunma
Reklam

merve

, 2026 okuma hedefini güncelledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
13/30 kitap - %43 tamamlandı
13 kitap okudu
30 kitap
2.777 sayfa
2 inceleme
22 alıntı
12 günde 1 kitap okumalı.
Ertesi sabah belediye başkanı, meclis üyeleriyle birlikte aşağıdaki meydandan geçiyordu. Sütunun önünden geçerlerken başını kaldırıp heykele baktı: “Şuna bakın! Mutlu Prens ne kadar perişan görünüyor!” dedi. Belediye başkanıyla her zaman aynı fikirde olan meclis üyeleri, “Gerçekten ne kadar perişan!” diye haykırdı ve çıkıp heykele baktılar. “Kılıcındaki yakut düşmüş ve altın kaplaması da düşmüş,” dedi belediye başkanı. “Neredeyse dilenciden farkı kalmamış!” Meclis üyeleri, “Dilenciden farkı kalmamış,” dediler. Belediye başkanı, “Üstelik ayağının dibinde bir kuş ölüsü var,” diye devam etti. “Kuşların burada ölmemesi ile ilgili bir tebliğ yayınlamalıyız.” Ve belediye kâtibi teklifi not etti. Böylece Mutlu Prens’in heykelini indirdiler. Üniversiteden sanat profesörü, “Güzel olmadığı için artık faydası da yok,” dedi.
Puan vermedi·308 syf.·
2025 9. kitabı
Kendime yeni bir edebi yön ararken yolumun Macar edebiyatına ve bu kitaba çıkması, bana uzun zamandır hissetmediğim bir okuma doyumu yaşattı. Üstelik çevirinin çevirisi olan bir metinden böylesine yoğun bir lezzet alabilmek, hem yapıtın doğal edebi gücünü hem de çevirmenin ustalığını açıkça ortaya koyuyor. Eser, kültürün çoğu zaman öğrenilenden ziyade ait olunan bir şey olduğunu ve bu aidiyetin nesiller boyunca aktarılan sessiz kodlarla kurulduğunu çarpıcı bir biçimde gösteriyor. Üç anlatıcının gerçeği kendi sınıf konumları ve kendi filtreleri üzerinden aktarması, sınıf farkının insanın kırılganlığını nasıl görünmez biçimde şekillendirdiğini fark etmemi sağladı. Okurken sık sık şu soruyu düşündüm: Hayattaki önceliklerimizin kökeninde ne var? Bitmesin diye kendimi yavaşlattığım bu okuma, neredeyse her sayfasında altını çizmeden geçemediğim satırlar bıraktı bana.
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,470 okunma