Dorian’ın kibrini, itibar ve gençlik aşkını yoğun bir şekilde hissettiğimiz bir kitaptı. Ama neden böyle bir karaktere sahip olduğuna dair, o alt metni geçirebilen bir kitap olmadı. Kitabın bir yerinde Lord Henry’nin ona verdiği kitaptan etkilendiğini söylüyor, bu bile detaylı anlatılmadı. Sonra mesela küçükken o üst katta kaldığı odaya hiçbir zaman girememesinin sebepleri, zaman atlaması aralığında herkesin ardından konuştuğu o kötü şeyler. Üzerinde durulmadığı için bana üstün körü bir film izliyormuşum gibi geldi. Dorian’ın ölme korkusu yaşayana kadar hiçbir pişmanlık hissetmemesi, bir vahşinin günlüğünü okumaktı benim için. Onun yüzünden yitip giden insanlar bir hiçti sanki. Kitap yapılan kötülüklerin, benliğimizden çaldığını ve yüzümüze yansıdığını, o günahlarımızın kalbimizi çürüttüğünü çok güzel bir şekilde gösterdi. Yine de daha uzun ve her detayı atlanmadan anlatılması gereken ders niteliğinde bir kitap olmasını tercih ederdim.