10/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 22:01
Lucy, kitabını çok beğendim. Jamaıca kıncaıd bu eserinde de kendi yaşamından beslenerek yazmıştır. Ben yazarla "Annemin otobiyografisi" adlı eseriyle tanıştım ve o eserini de çok beğendim. Okudum iki eserinde de kadın olmak ve erkek olmak nedir? Dünyaya erkek olarak ve kadın olarak gelmek ne demektir çok iyi açıklamıştır. Jamaıca Kıncaıd eserlerinde kendi geçmişinden ve güncel tecrübelerinden fazlasıyla beslenerek kolonyalizm, emperyalizm, ırçılık,aile, ergenlik, ve cinsellik gibi temaları ela almıştır.
Duygu ve Düşünce
LucyJamaica Kincaid · Jaguar Yayınevi · 2025598 okunma
7/10
·304 syf.··
2025 18. kitabı
Sektör hakkında çok iyi bir eleşitiri yazısı ama aynı oranda iyi bir kitap mı tartışılır. Daha önce yazarın Babil kitabını çok beğenerek okumuştum. Haşhaş savaşını ise kesinlikle okumayı düşünüyorum ama Sarı Yüz’den istediğim etkiyi alamadım. Amerikan kitap sektörü hakkında çok iyi bir eleştiir yazısı olmuş. Kitapların nasıl seçildiği, okurlara nasıl sunulduğu, nasıl çok satanlara girdiği, yazarların nasıl muamele gördüğü kaleme alınmış. Hatta kitabın bir yerinde kitabın ne kadar okunup ne kadar satacağı yazarın ne kadar çalışıp ugraştığıyla ilgili değil de yayınevlerinin isteğine göre şekillendiğinden de bahsdiyor. Kitapların başarısı tamamen satış ve pazarlama stratejileriyle ilgili. Hatta Sarı Yüz de sektörü ciddi şekilde eleştirse de çok satacağı için yayına rahatlıkla sürülmüş bir kitap ki tam olarak da böyle olduğunu düşünüyorum. Kitap çinli amerikalı yazar Athena Liu’nun ölümünden sonra arkadaşı June Hayward’ın onun yazdığı kitabı çalmasıyla ilgili. Çalınan kitap sömürülen çinlilerle ilgili. Irçılık üzerine bir kitap ama kitabın çok satması da aynı ırkçılık konusunun bir getirisi. Hatta daha asyalı görünmesi için yazarın ismi Juniper Song olarak değiştiriliyor. Etnik bir gruba hitap eden ama aynı etnik gruptan olmadığı için onlara yakınlaşmaya, yani onlardan biri gibi görünmeye çalıştırılıyor. Bu yapılanların hepsi pazarlama politikası. Twitter linçleri bile kitap konuşulsun ve satmasına yardımcı olsun da kimin ne dediği önemli değil denilerek umursanmıyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz hesabı yazarın psikolojik olarak ne hissedeceği bile umursanmıyor. İşte kapitalizm tam olarak böyle işliyor. Hatta en son sayfalarsa June her şeyi kaybetmiş olsa da içinde bulunduğu durumdan çıkar sağlama düşüncesinde. Şöyle bir şey yazayım, şu kadar satar, böyle konuşulur,
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·125 syf.·
2023 31. kitabı
Yazarın kitabında birbirinden hem fiziksel hem de zihinsel anlamda farklı olan George ve Lennie'nin arkadaşlığı üzerinden dönemin toplumsal yapısı gözler önüne seriliyor. Dönem içerisinde yaşanan ırçılık, beyazların zencilere fareymiş gibi davranma şekilleri dikkat çekiyor. Kitapta zeki olan George, aklı noksan ve orantısız irilikteki Lennie'ye göz kulak olup, onun farkında olmadan neden olduğu sorunlara karşı bir anne tavuk gibi kanatlarını açıyor. Kimi zaman Lennie'ye kızsa da asla onu yanlız bırakmıyor. Fakat son gittikleri yerde işler umdukları gibi gitmiyor. Lennie yumuşak şeylere dokunma merakı yüzünden çiftliğin oğlunun karısının ölümüne neden oluyor. Artık tüm çiftlik özellikle de karısı ölen Curley öldürmek için Lennie'nin peşine düşüyor. Fakat daha önceden başına bir iş gelirse gitmesi gereken yeri tembihlemiş olan George herkesden önce oraya giderek dostuna birlikte kurdukları hayallerini anlatırken onu acı çektirmeden ensesinden vuruyor. Yazar o kadar akıcı bir dille ve kahramanları o kadar detaylı tanıtmış ki her biri günlük hayatta tanıdığın, karşılaştığın insan tiplerine dönüşüyor. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,9bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 00:00
Hiç araştırmadan aldığım kitap aslında aynı isimde izlediğimiz Onur Ünsal'ın tek kişilik performansının metniymiş. Yani yazar Edouard Louis'in otobiyografisi olan bir serinin son kitabıymış. Maalesef ilk ikisini okumadan dan diye sonuncuyu okumuş (ve oyunu izlemiş) bulundum ancak bunun bir problem oluşturduğunu düşünmüyorum çünkü kitap tam bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk. Uzun zaman sonra babasını ziyarete giden yazarın iç hesaplaşmaları ile sorgulamalarını okuyorsunuz. Bunları yaparken babasını yargılamıyor, öfkelenmiyor ve nefret etmiyor çünkü babası başka birisi daha doğrusu kendisi gibi olacakken sistemin ve toplumun ona dayattıklarını yaşayan bir adam haline gelmiş. • Okurken bunların hepsinin altında ezilmiş ve sadece görevlerini "söylendiği" gibi yerine getirmeye çalışan bir baba gördüm. Benzerleri veya daha aşırısını yakın çevremiz veya insanlarda görüyoruz. Hatta kendi evebeynlerimizle aynı şekilde yetiştirilmediğimiz gerçeğini düşününce... • Toplumsal normlar, hayat şartları, yetiştiği çevre, kodlanan roller ile insanlar pek çok şeyden mahrum kalıyorlar. Bunu gösteren eserde bu noktaların hepsi sorgulanarak cinsiyetçilik, ırçılık, ayrımcılık, nefret, ekonomik kriz gibi konular işleniyor. Kesinlikle tavsiye edeceğim güzel ve kısacık bir kitap
Babamı Kim ÖldürdüÉdouard Louis · Can Yayınları · 20202,989 okunma
Irkçılığı eleştirirken ırkçılığa başvurmak mı?
2/10
·400 syf.··
2019 21. kitabı
Çok kolay bir şeyleri beğenebilen biri olmasam da okuduğum her şeyin ben de bir parçasından bir anlam yakalamaya çalışırım. O güzel yanı ile hatırlar ve beğenimi buna yoğarım. Ama bu kitap benim için tam anlamıyla hayal kırıklığından başka bir şey değildi. Sırf bu yüzden "Belki ben yanlış anlamışımdır." düşüncesiyle filmini de izledim fakat farklı bir sonuç alamadım. Çok iyi hatırlıyorum matematik hocamız bizden bir özet ve yorum çıkarmamızı istemişti. Kitaba olan sinirimi öyle bir kusmuşum ki "Daha önce böyle bir yorum okumadım." demişti. Ciddi bir hayal kırıklığıydı bu kitap benim için... Kitabı peki bu kadar beğenmememin nedeni ne? Irkçılığa karşı olan bir kitapta ironik bir şekilde ırkçılığı eleştirmek adına ırkçılığa başvurulmasıydı. Saçma ve bir o kadar da ironik bir durumdu. "Ciddi misiniz siz?" diyip kahkaha atmak isterken bir yandan da durduramadığım bir üzüntü içindeydim. Toplumsal bir sorun haline gelmiş, pek çok insanın da aynı zamanda ön yargılı olduğu bu konu hakkında zaten insanların fikirlerini zar zor değiştirirken akıllarını daha da karıştırıp ırkçılık ve siyahiler üzerine çektiğiniz tepkiden dolayı sizi tebrik ederim bir konu ancak bu kadar rezil bir şekilde savunulabilirdi. Haklıyken haksız duruma düşmüşsünüz. Umarım ki ırçılık hakkında bilinçlenmek isteyen biri alıpta bu kitabı okumaz. Bu ırkçılığı eleştiren(!) kitabımız siyahilere daha fazla nefret çekmekten başka bir işe yaramıyor. 2 puanlık kısmı vermemin tek nedeni ise kitaptaki baş karakterimizin küçük erkek kardeşi ve babasını yakalayan polis arasında geçen olaydı. Küçük bir çocuğun ailesini korumak adına ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyordu ve bende kitabın en ve tek güzel kısmıydı diyebilirim. Onun dışında hayal kırıklığıydı diyebilirim. Gerçekten çok pişmanım. Hayır daha çok
Düşünce
Sessiz Kalma!Angie Thomas · Yabancı Yayınları · 2017722 okunma
9/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 23:42
TOM AMCANIN KULÜBESİ Selamlar#1nobel1klasik kulübümüzün 2.kitabı Tom Amcanın Kulubesi'ydi. İtiraf edeyim kitap hakkında hiç araştırma yapmadan başladım. Konusundan bile bihaberdim. Klasik kitaplar beni biraz korkutur her zaman birde 30'dan fazla kişiyle aynı kitabı okuyacak olmak daha bir tedirgin etti. Aman sıkılır mıyım acaba, konusuna, yorumlarına baksa mıydım, ya herkes okur ben kalırsam, anlatılmak isteneni anlayabilir miyim acaba bla bla bla... Kurup durdum kafamda şubatın başından beri. Klasik kitapların genelde ağır bir anlatımı, ağdalı bir dili, uzun betimlemeleri vardır. Okuyucuyu biraz zorlarlar genelde. Ama bu kitap hiç öyle değildi. Yazarın beğenilme kaygısı güdmeden yazdığı çok açık. Kurmaca bir metin yazmaktan ziyade yaşanılan sıkıntıları bir şekilde bağırmak istemiş gibi geldi bana. Kurmaca bir metin olsa bile yaşanılan bir yerde gerçek hikayedeki kahramanlar tüm bu sıkıntıları yaşamış ztn yazar yaşanmışlıkları bir araya getirerek hikayeyi oluşturmuş. Yani gerçek yaşananlar olayları harmanlayarak kurmaca bir metin çıkarmış ortaya. Okuyucu etkilemek, gibi bir kaygısı olmadığından betimlemeler oldukça kısa, metin dili oldukça sade günlük konuşma dilinde yazılmış. Yazar beğenilme kaygısı güdmemiş ama kitap yazıldığı dönemden itibaren gündemden hiç düşmemiş. Sadeliğin gösterişini hafife almamak gerekiyor demek ki :) Kitabın Amerika 'da iç savaşa neden olduğunu söyleyenler var. Amerika' da köleliliğin ortadan kalkmasına vesile olan kitap olarak geçiyor her yerde. Fahrenheit 451 kitabında "Beyazların sevmediği kitap" olarak geçer. Kitap oldukça hüzünlü bir kitap Amerika 'nın ilk kurulduğu zamanlarda Afrika' dan satın alınan siyahi insanların köle olarak kullanılması ruhsuz bir eşya gibi alınıp satılması ve bu durumun herkes tarafından çok normal bir şey gibi
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20192,330 okunma