Kitabı okurken fantastik bir dünyaya kapılıp gidiyorsunuz. Sanki kitap okumuyorsunuz gibi... film izlemeye benziyor daha çok. Betimlemeler o kadar iyi ki zihninizde istemsizce hemen canlanıyor. Bu tarz kitaplar okuduğum zaman hayâl gücümün tazelenmiş ve güçlenmiş olduğunu hissediyorum.
Zaten filmini defalarca izlemiştim. Hogwarts çok ayrı bir dünya. Her zaman büyüsüne kapılıyorsunuz...
"Voldemort de, Harry. Her şeyin gerçek adını söyle. Bir şeyin adından korkarsan, kendisinden daha çok korkmaya başlarsın."
Kitap 2 tane kısa romandan oluşuyor. İlk kısa roman beni açıkçası pek fazla etkileyemedi. Beğendim ama pek içine alamadı beni. İlk kısa roman sadece bir mektuptan oluşuyordu bu yüzden herhangi bir sonuca varamadım. Hatta ikinci kısa roman devamı sanmıştım ancak öyle değilmiş.
İkinci kısa roman, bana kalırsa ilkine göre daha etkileyiciydi. Belirsiz bir şekilde bitmesi daha fazla hoşuma gitti çünkü belirsiz bittiğinde teoriler üretip, üstüne düşünmekten zevk alıyorum.
Polisiye temalı güzel bir kitaptı. Tavsiye ederim :)
Bir alıntıyla bitirelim:
"Kanunlar adalet için vardır. Doğru olanın yanında olmakla övünür. Ama kimbilir kaç kanun, adaletsizlik için kullanılmıştır!"
Sayın Savcı Tsuchida, bir katil zanlısı olarak burada tutuluyorum. Fakat belki de katil ben değilim. Evet. Belki. Böyle söylemek zorunda kaldığım için üzgünüm.