Âşık insan âşık mıyım diye sormuyor kendine, âşık olduğunu biliyor. Âşık insan gördüm ben, ordan biliyorum, babaannen mesela dedene çok âşıktı. Babaannene bir gün sormuştum
"Anne babama âşık olduğunu nasıl anladın?"
"Görür görmez hastalandım," dedi "o zaman anladım."
Sen de hasta mısın kızım?
Şükran mesela çok güzel yapar. Sonbaharda hamur açar, erişte keser, çarşaflara yayıp kurutur. Mutluluğu Şükran'ın kurumuş erişteleri bez torbalara doldururken yüzünün aldığı halde görmek mümkündür. Görevini yapmış insanların huzuru, işte mutluluk budur. Ama bütün mutluluklar gibi geçicidir. Erişteleri torbaya doldurduktan, ağızlarını yorgan ipiyle sımsıkı bağladıktan, torbaları dolaba dizdikten sonra solar. Benimle göz göze geldiği an biter. Yeni bir mutluluk için başka bir an beklemek gerekir. Bu anlar gökkuşağı gibi ansızın belirir ve ne yazık ki gökkuşağı kadar nadirdir.