Üç eski dost, bir cinayet ve fonda büyülü Beyoğlu sokakları...Ahmet Ümit yine sadece polisiye yazmamış;dostluk, düşmanlık ve hayatın kaçırılan taraflarını da satırlara işlemiş.Ben en çok Kenan'a hayran kaldım. O cool hâli, iç sesi, boş vermişliği ama aslında içindeki fırtınalar...Bitirince "keşke sonunu unutsam da yeniden okusam" dedim.
Dili çok akıcı, atmosferi sinematografik. Okurken adeta Beyoğlu'nda gece yürüyüşüne çıkmış gibi hissediyorsunuz.Okuyana hafif bir hüzün,Beyoğlu'na ise tarifsiz bir özlem bırakıyor.