"Bazılarının insan düşmanı olması gibi biz de düşünce düşmanı olmayalım çünkü düşüncelerden nefret etmek kadar kötü bir şey olamaz." Sokrates'in Savunması
ig: filmvekitapeditoru
Büyük Umutlar... Bu kitabı aldığım dönemde hayata dair büyük umutlara ihtiyacım vardı. Bir nebze benim için bu umutlarımın somutlaşmış hali gibiydi bu kitap. Konusundan bile bihaberdim. Sonrası ise heyecanla okumak oldu bulabildiğim ilk fırsatta.
Pip... Bu Pip'in hikâyesi. Çocukluğundan başlıyor kitap. Ve şahit oluyoruz her şeye, Pip'in büyümesine, doğru ve yanlışı ayırt edebilmesine, iyiyi ve kötüyü seçebilmesine... Bunu yapabilmesinin en büyük mimarı ise ablasının eşi Joe oluyor. Pip'in en iyi arkadaşı... Güzel bir çocukluk geçiriyor Pip. Ta ki zor bir hayat geçiren ve güneşe bütün pencerelerini kapatmış olan bir kadının yetiştirdiği, kalbi buz kesmiş Estella ile karşılaşana dek... Pip, Estella yüzünden kaba çizmelerinden, kocaman ellerinden utanıyor ve gelecekte yaşayacaklarının ilk zincirleri böylece atılmış oluyor.
İnsan, özünün olduğu yere, büyüdüğü yere geri döndüğünde kaç yaşına gelirse gelsin tekrar çocuk olduğunu fark ettim Büyük Umutlar'da. Joe'yu, onun tertemiz yüreğini tanıdım. Pip'in, her ne yaşarsa yaşasın, içindeki bir yerlerdeki İyi insanı da muhafaza edebilmesinin tek sebebiydi. Çünkü Joe, her daim güneşe pencerelerini açmıştı. Zor bir hayat geçirse bile... Bu yüzden Pip'in yüreği hiçbir zaman buz tutmadı. Yani bazen hayattan darbe aldığımızda güneşe bütün pencereleri kapatınca, hayatın daha sonrasında getirebileceği güzelliklerden de nasibimizi alamıyoruz.
Kısacası bu kitap gerçekten çok severek okuduğum, kitaplığımın en nadide üyelerinden biri oldu.
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma
Tüm bu hayaller ve düşünceler yüreğimi sızlatıyordu çünkü eve dönüyor olmak kalbimi yumuşatmıştı; öylesine değişmiştim ki uzun senelerini uzak diyarlarda geçirdikten sonra en nihayetinde ağır aksak adımlarla, yalınayak eve dönen bir seyyah gibiydim.
"İşin en güzel yanı da ne biliyor musun," dedi, "üzerimde karanlık bulutların gezdiği şu günlerimde bana güneşli günlerimde olduğundan daha yakınsın. İşin en güzel yanı da bu."
"Fakat büyüyüp de ileride çok güzel bir kız olacağı anlaşılınca ben iyiden iyiye yoldan çıkmaya başladım; övgülerimle, mücevherlerimle, telkinlerimle ve ona kendimi tüm bu söylediklerimin doğruluğunu kanıtlayan kanlı canlı bir örnek olarak sunuşumla kalbini ondan çalıp yerine bir buz parçası koydum."
Kendime engel olamayarak, "Keşke kalbine hiç dokunmasaydınız;" dedim, "keşke kırılıp yaralansaydı da böyle olmasaydı."
Diğer yandan, pencerelerini sımsıkı kapatıp evine gün ışığının girmesine engel olarak aslında pek çok başka şeyin de o eve girmesine engel olmuştu; inzivaya çekilerek yaşamın ona sunabileceği binlerce doğal ve şifalı nimetten mahrum bırakmıştı kendini; o kederli yalnızlığında bir başına arpacı kumrusu gibi düşüne düşüne en sonunda zihnini hasta etmişti; zira şunu da gayet iyi biliyordum ki, Yaradan'ın buyurduğu düzeni tersyüz etmeye kalkan tüm zihinler eninde sonunda hastalanır, hastalanacaktır, hastalanmaya mahkûmdur.