İrem Çakır

İrem Çakır
@iremcakirr
Okur-yazar İnstagram: iremcakiirr_ Wattpad: iremcakiry
4 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Reklam
9/10
·185 syf.··
2021 1. kitabı
Hellö! Haftalar sonunda Pomak Hasan'ı okudum ve bitirdim. Her zaman olduğu gibi önce konusundan bahsedip, daha sonra kişisel yorumuma geçeceğim. Pomak Hasan, geçmişte bir suça karışır ve cezasını çektikten sonra hayatını düzene sokar. Hasan, lojistik bir firmanın sahibi bir kamyon şoförüdür. Bir gün dinlenmek için durduğu lokanta da hastalanır ve ona oranın sahibi Nurten Hanım bakar ve aralarında kısa sohbet yaşanır. Pomak Hasan, her sefer atışında Nurten Hanım'ı muhakkak ziyaret ve aralarında ki arkadaşlık ilişkisi yoğunlaşır. Bir gün Hasan'ın Nurten Hanım'a karşı olan hisleri baş gösterir ve Nurten Hanım'a açılır. Lâkin Hasan'ın evli olması her iki taraf için sorun teşkil eder. Hasan, karısı Ayla Hanım ve annesinin rızasını alarak Nurten Hanım ile evlenir. Asıl hikâye Nurten Hanım'ın bir anda kaybolup, yıllar sonra gönderdiği mektup ile başlar. Çünkü mektup da Pomak Hasan'ın bir kızı olduğu yazıyordur. Bundan sonra Hasan'ın kızına kavuşması, onun için verdirdiği mücadeleler ve birlikte baş etmesi gerekilen sorunlar başlar. Bahadır Ruhi'nin kalemi ile Pomak Hasan sayesinde tanıştım. Kitap oldukça sade bir dille yazılmış ve anlatımı sürükleyiciydi. Okurken hiç sıkılmadım desem yalan olmaz. İlâhi bakış açısı ile kaleme alındığı için tüm karakterlerin düşünecelerini anlayabiliyorduk. Sanırım bu anlatımlı kitapları daha çok seviyorum. Pomak Hasan, hatalarına rağmen iyi bir eş, iyi bir dost, iyi bir baba ve iyi bir patron. Açıkçası eşi varken başka birine gönül vermesi beni rahatsız etmedi değil. Ancak buna rağmen yatağa bağlı hasta olan eşi Ayla Hanım'ın üzerinden ilgisini çekmiyor. Aksine onu sayıyor ve değer veriyor. Kitapdaki çoğu karakteri sevdim. Hicran, Hasan'ın kızı. Annesi gibi edepli ve kendini bilen birisi. Bir diğer sevdiğim karakter ise doktor Hakan.
1000Kitap
Pomak HasanBahadır Ruhi · P Kitap Yayıncılık · 202043 okunma
Kuzgun Kitap Yorumu
Puan vermedi·520 syf.··
2021 2. kitabı
KUZGUN- Kitap yorumu 🕯Ben bir Kuzgun'um. Aydınlığı taşımak için karanlıkta gezerim ve sesim bir umut sesidir. Beni yakalayamazsınız. Ben, bir insan değilim. Ben, bir fikirim. Ve bu, bir meydan okuma değil, bir fikir beyanıdır. Ada, küçükken babasının suçlarına ortak olan biridir. Daha sonra bir çocuğun ölümüne sebep olduğunu düşünerek, vicdan azabı yaşamaya başlar. Bunun sonuncunda Kuzgun ortaya çıkar. Kuzgun, suçluları kendi yöntemleri ile bulur, deliller toplar ve failleri adalete teslim eder. Fakat Kuzgun'dan rahatsız olan bir kesimin ısrarı üzerine onu yakalamaları için bir polis ekibi kurulur. Bu kovalamaca da Ada, zaman içerisinde adalet sisteminin çöktüğünü fark eder ve herkese karşı savaş açar. Herkes kendi doğru bildiklerini sorgulamaya başlar. Bu savaş, doğrular ve yanlışların savaşı olur. Öncelikle belirtmek isterim; Filiz Puluç'un kalemine olan hayranlığım Ateş kitabında başladı. Fakat Kuzgun, büyük bir fark yaratmış. Kitap, kahraman bakış açası ile ele alınmış ve çoğunlukla Ada'nın güncesinden okuyoruz. Anlatım çok akıcıydı ve daha çok olay üzerine yazılan bir kitap olduğu için hiç sıkıcı değildi. Aksine her sahnesini olması gerektiği gibiydi. Ada'nın yani Kuzgun'un düşünce yapası çok farklı ve insanlığa gerçekten ışık tutucak fikirler. Okuduğum en güçlü kadın karakter ve aynı zamanda en cesur diyebilirim. Ada'nın geçmişi beni çok fazla üzdü. Gözlerim dolu dolu okuduğum sahneleri oldu. Kuzgun'un bir çok özelliği beni kendisine hayran bıraktı. Kusurlu ama mükkemel bir karakter. Yaptığı eylemler, attığı adımlar yer yer şok etkisi yaratsa da her sahnesini hayranlık duyarak okudum. Özellikle o finale yakın ve final sahnesinde nokta atışları... Egemen, Kuzgun'un peşinde olan polis ekibinin başında olan bir polis. Onu en başından beri sevdim. Güçlü Ama
Edebiyat
KuzgunFiliz Puluç · Agapi Yayınları · 2021751 okunma
“Aç gözlerindeki şeffaf perdeyi ve bırak elindeki teraziyi. Artık adaletin temsilcisi değilsin. Al bu üç küreyi ve kaldır göğe gururla, ilan et rehinci olduğunu. Çünkü sen bizi özgür kılan değil, rehin edensin.”
Cinayetin Maskesi kitabından;
Ölüm, artık o kadar da soğuk ve acı gelmiyordu. Asıl acı olan, insanların kulaklarını tıkadıkları cinayetlerdi. Soğuk olan ölen kadınlar değil, öldürülen kadınlardı.
Alıntı
Reklam