Her şehrin havasını beğenmenin, her şehirde bir güzellik bulmanın da bir tür tembellik olduğunu düşündü. Kabullenmeyi, razı olmayı kolay kılacak bir yol, kendini kandırmak.
Asansöre doğru yürürken, ille bir tutsaklık olacaksa hayatta, büyük şehir tutsaklığını küçük şehrinkine tercih ettiğini düşündü. Herkes kendi yolundaydı, iyi, kötü, yardımsız. Bu, seçilmemiş bir yolda yardımla yürümekten daha iyiydi. Büyük şehirlerdeki apartmanlarda zil çalındığında ilgili ilgisiz herkes pencerelerden sarkarak geleni incelemiyordu. Büyük şehirlerin merakları bile usturupluydu, kapı merceğinden bakmakla yetinecek kadar ölçülüydü.
Kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. Düzen ya da düzensizlik sayıdadır. Cesaret ya da korkaklık tavırdadır. Güçlülük ya da güçsüzlük görünümdedir.