私テth

私テth
@iremklai
Kuş yumurtadan çıkmak için savaş veriyor. Yumurta dünyadır. Doğmak isteyen, bir dünyayı yok etmek zorundadır. Kuş Tanrı'ya doğru uçuyor, Tanrı'nın adı Abraxas'tır.
Seyircilerden pek çoğu bir an için, yaşamlarıyla içgüdüleri arasında böylesine büyük bir çelişki ve çatışmanın var olduğunu, yaşamlarının bir dans değil, aksine yükümlülüklerin, kendi kendilerine dayattıkları yükümlülüklerin altında nefes nefese kalışlardan oluştuğunu fark ederek düşüncelere dalıp hüzünleniyordu.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Klein bir yandan dansı izlerken, bir yandan yaşamının gerilerde kalmış pek çok yılına dönüp baktı karanlık bir tünelden içeri bakar gibi. Tünelin öbür başında yitirilmiş hazine, gençlik, güçlü ve yalın duygular, mutluluğa inançla yöneliş, yeşillikler ortasında güneş ve rüzgârda ışıl ışıl parıldayıp duruyordu - ve bütün bunlar yine tuhaf denecek kadar yakınındaydı, bir adım ilerisindeydi yalnızca; bir büyüyle çekilip beriye alınmış, aynalarda yansıtılmıştı.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Hayat
Öyle hissetti ki bu kez doğrudan kendisine bakmıştı kız, giysilerine, duruş ve oturuşuna, saçlarına ve ellerine değil, onun kendisine bakmıştı, ondaki gerçek olana, değişmeyene, ondaki gizemsele bakmış, ondaki bir kezliğine, ondaki tanrısal'a, ondaki yazgısal'a bakmıştı.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Yalnız ruhundaki bir ses. ''Gitme, kal!'' diye yükseltti sesini. Şimdi çekip giderse nasıl bir gecenin kendisini beklediğini sezebiliyordu. Dünkünün eşi bir gece, hatta belki daha kötüsü. Bir lokmacık uyku, kâbuslar, umutsuzluk, kendini yiyip bitirmeler, bu yetmiyormuş gibi duyularındaki sızı, inci gibi beyaz bir kadın göğsünde yeşil taşlardan bir kolyeyi düşünüp durmalar. Belki yaşama artık katlanılamayacak noktaya ulaşmak an sorunuydu. Oysa yaşama sarılmış bırakmıyordu Klein, tuhaf denecek kadar sımsıkı sarılmıştı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Düşünce
Cennet ve cehennemini kendi içinde taşıyan, kimsenin bunları onunla paylaşamayacağı biriydi adeta. Düpedüz hoyrat, yanına yaklaşılmaz, belki de mağrur, hatta sinsi görünen bu ruhta da istek ve tutku ateşleri yanıyor olacaktı. Acaba hangi duyguların peşinden koşuyor, hangilerinden kaçıyordu? Zayıf noktaları nelerdi? Korkuları, gizleyip sakladıkları neler? Güldüğü zaman nasıl bir ifade beliriyordu yüzünde? Uyuduğu, ağladığı, birini öptüğü zaman nasıl bir ifade?
Sayfa 38·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat