私テth

私テth
@iremklai
Kuş yumurtadan çıkmak için savaş veriyor. Yumurta dünyadır. Doğmak isteyen, bir dünyayı yok etmek zorundadır. Kuş Tanrı'ya doğru uçuyor, Tanrı'nın adı Abraxas'tır.
Geç Sonbaharda Gezgin
Arasından çıplak orman dallarının İlk kar bembeyaz düşer gri gökten Düşer, düşer. Nasıl da susar dünya! Yaprak hışırdamaz, yoktur kuş dalda, Bir beyazlık, bir grilik, bir sessizlik yalnızca. Yeşil, rengarenk aylar boyunca Lavtasıyla, şarkılarıyla dolaşan gezgin de Sessizdir şimdi ve yorgun eğlenmekten, Gezmekten yorgun, şarkılardan yorgun. Ürperir, soğuk, gri doruklardan Esintisiyle bir uykunun ve usulca düşer, Düşer kar... Hala gelir sesi uzaktan baharın Ve solup giden anıları yaz mutluluğunun Uçuşan silik imgelerle: Kiraz çiçeği yaprakları tül tül mavilikte, Tatlı, parlak bir mavilikte İncecik kanat çırpar buğday sapında Genç bir kelebek, kahverengi ve altın sarısı Ilık ışıklı ıslak yaz ormanı gecesinde Kuşların özlemle uzayıp giden şarkısı. Gezgin şefkatle hatırlar o tatlı imgeleri: Ne de güzeldi! Ve bir şeyler daha uçuşur gelir O eski günlerden, parıldar ve söner: Koyu, tatlı bir bakış aşk dolu gözlerden. Sazlıkta gece fırtınası, şimşek ve yıldırım Akşam bir flüt sesi yabancı pencerede
Sayfa 96·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Solgun yaprak
Her çiçek meyve olmak ister, Her sabahın arzusu akşamdır, Her şey fanidir bu dünyada, Değişimden, kaçıştan başka. En güzel yaz bile ister Hissetmeyi sonbaharı ve solduğunu. Sessizce dur, yaprak, sessizce dur, Kaçırmak isterse rüzgar seni. Oyna oyunlarını, savurma kendini, Bırak olsun ne olacaksa. Bırak, seni kıran rüzârın esintisi, Uçarsa seni yuvana.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Şiir
Seviyorum susmanı, yokluk gibisin çünkü, sesim sana vardığım anda işitiyorsun beni.
Şiir
Rüzgârlı Gece
Salınınca esintisinde alize rüzgârının incir ağacı Yılanlar gibi dolanınca yine kıvrık dalları, Çıplak dağdan yükselince yalnız bir şölene dolunay Ve ruh katınca ortalığa gölgesiyle, Süzülen bulut gemileri arasında konuşunca. Rüyadaymış gibi kendi kendine ve büyüleyince geceyi Gölün üstünde, ruh ve şiir kılınca sessizce Yüreğimin ta derinlerinde uyanır müzik, Başkaldırır sonra ruh şiddetli bir özlemle, Gençleşir âdeta ve arzular coşkun hayata dönmeyi, Dövüşür kaderle ve sezer neyi yitirdiğini, Şarkılar mırıldanır kendine, mutluluk düşüyle oynar, Bir kez daha başlamak ister, bir kez daha Uzak gençliği ateşlemek soğumuş bugünde, İster yollara düşmek, baştan çıkarmak ve yıldızlara kadar Uzanmak salkım saçak arzuların koyu çan sesleriyle. Tereddütle kapatırım pencereyi, lambayı yakarım, Görürüm beklediğini yatağın solgun ışıltılı yastıklarının, Bilirim dolanır ay dünyanın etrafinda ve eser bulutların şiiri Dışarıdaki rüzgarda coşkuyla, gümüşi bahçenin üzerinde, Dönerim yine usulca alıştığım şeylere, Duyarım uyuyana kadar gençlik şarkımın çınladığını.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Şiir
Berduşlar Hanı
Ne garip, ne acayiptir, Hiç durmadan her gece Akması çeşmenin sessizce, Akçaağaç gölgesinin serinliğinde. Ve daima bir rayiha gibi süzülmesi Ayışığının çatıların üzerinde Serin, karanlık havada Uçması hafif bulut sürülerinin. Bütün bunlar var ve kalacak öylece, Ama biz dinlenip bir gece Yollara düşeriz yine, Durup da düşünmez bizi kimse. Ve belki yıllar sonra, Rüyamıza girer o çeşme Avlunun kapısı, evin çatısı Şimdiki ve sonraki haliyle. Işıldar durur sıla gibi Oysa kısacık bir moladır Yabancı misafire yabancı bir çatı, O ne şehri bilir artık ne de adları. Ne garip, ne acayiptir, Hiç durmadan her gece Akması çeşmenin sessizce, Akçaağaç gölgesinin serinliğinde!
Sayfa 63·Kitabı okudu
Şiir