私テth

私テth
@iremklai
Kuş yumurtadan çıkmak için savaş veriyor. Yumurta dünyadır. Doğmak isteyen, bir dünyayı yok etmek zorundadır. Kuş Tanrı'ya doğru uçuyor, Tanrı'nın adı Abraxas'tır.
duyasın diye beni
Duyasın diye beni incelir sözlerim arasıra kumsallarda martıların izleri gibi. Gerdanlık, esrik çıngırak üzümler gibi tatlı ellerin için. Ve uzakta görürüm sözlerimi, bakarım. Benim değil senin onlar. Tırmanırlar eski acıma sarmaşıklar gibi. Tırmanırlar öyle nemli duvarlara. Bu kanlı oyunun sensin sahibi. İşte kaçışıyorlar karanlık inimden. Sen hepsiyle dolusun, seninle dolu hepsi. Senden önce sardılar yerleştiğin ıssızlığı ve benim hüznüme alıştılar sana değil. Desinler isterim şimdi sana demek istediğimi duyasın diye onları beni duyduğun gibi. Bir bunaltı rüzgârı sürüklüyor sözlerimi. Düş kasırgaları deviriyor ikide bir. Başka sesler duyuyorsun acılı sesimde. Eski ağızlardan ağıt, eski işkencelerden kan. Sev beni dost. Bırakma beni. İzle beni. İzle beni dost, şu bunaltı dalgasında. Ama aşkının rengine bürünüyor sözlerim.
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Senden kaçtı, çünkü seni ne kadar çok sevdiğinin farkına vardı. Senin yanında olmaya gücü yetmedi.
Aşk
Her şey onun kendi içinde büyümüş, kendi içinde dünyaya gözlerini açmıştı, Yazgı onun kendi yüreğinde serpilip büyümüştü, suç ve başkaldırı, kutsal görevlerin bir kenara itilişi, uzay boşluğuna kendini fırlatıp atışı
Sayfa 17·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Ama bu tatlı düşünce ölü bir kuş gibiydi, bir çocuğun üfleyerek kanatlarındaki tüyleri kabartmaya çalıştığı ölü bir kuş. Yaşamıyor, gözünü açmıyordu hiç, insanın elinden kurşun gibi düşüveriyordu, ne neşe, ne bir ışıltı, ne sevinçle dolduruyordu insanın yüreğini. Tuhaftı doğrusu, bu son günler pek çok kez dikkatine çekmişti: düşünmek istediği şeyi bir türlü düşünemiyordu; düşüncelerine söz geçiremiyor, düşünceleri canlarının istediği yönde akıp gidiyordu, özellikle de kendisine eza veren sorunlar çevresinde dönüp dolanıyor, onun karşı koymasını umursamıyorlardı. Sanki beyni bir kaleydoskoptu da yabancı bir el görüntüleri dilediği gibi değiştirmekteydi.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Susarım en karanlık gecemde Güneş doğar uzaktan Sokaklarda haykırır çığlıklarım Yığılır bedenim caddedeki taşlara Akar son damla kanım Bırakırım son hatıramı Köşedeki telefon kulubesine
Şiir