Zamanla hayat aynı yönde akmıyor, aksine birbirlerinin üstünden geçiyorlar. Zamanı durdurmanın bir yolu yok, ne zaman buna yeltensem şimdinin duvarlarına çarpıyorum.
İstanbul biraz daha güzel olsaydı bir rüyaya dönüşecekti ve sadece rüyalarda yaşayabilenler barınacaktı içinde. Sırf bu yüzden çirkinleştirdiler bu şehri.
Okuduğum ilk Şube Gürbüz kitabı. Dili sade değil kelimelerin akıntısına kapılıp gidemiyorsunuz sürekli durup cümlenin başına döndüğüm sayfalar vardı. Öyküler ne anlatmak istediğini sorgulatan cinsten, akıcı ve kesinlikle okunmalı denilenden değil. Yazarın bu kitabı da kesin öneri değil. Ancak edebi olarak beslenebileceğiniz kısımları var.