irem

irem
@iremnrr9
elt ½
2006
47 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
9/10
·83 syf.··
2025 32. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 22:33
“Çok isteği olan insanın başına çok kötü şeyler gelebilirdi.” diye içinden geçirmişti Kino. Bilmiyordu ki kendisinin de başına gelecek... Sadece çocuğu okusun, karısıyla mutlu olsun istemişti bir gün kocaman bir inci bulup bunun hayatını düzelteceğine inandığında. Umutları yok oldu maalesef.
Duygu ve Düşünce
İnciJohn Steinbeck · Ayyıldız Yayınları · 199949,8bin okunma
10/10
·574 syf.··
2025 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 00:00
Kitap Hırsızı, savaşın gölgesinde insanlığın nasıl yıkıldığını ve aynı zamanda nasıl direndiğini anlatan, kalbime işleyen bir hikâye. Liesel’in koruyucu ailesiyle yaşadıkları, Hans’ın şefkati ve Max’in gizlenişi bana hem korkuyu hem de umudu hissettirdi. Rudy ise ayrı bir yerdeydi; masumiyeti, sadakati ve Liesel’e olan sevgisiyle hikâyeye öyle saf bir ışık kattı ki, o karanlık dönemin içinde insana yeniden güvenmeyi hatırlattı. Ölüm’ün anlatıcı olması, zulmü ve çaresizliği daha keskin hissettirirken; Liesel’in kitaplarla, kelimelerle kurduğu bağ insanı ayakta tutan şeyin bazen yalnızca sözcükler olabileceğini gösterdi. Bu roman, acının ve umudun aynı anda var olabileceğini en güçlü şekilde hissettiren, benim için 10/10luk bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Duygu ve Düşünce
Kitap HırsızıMarkus Zusak · Martı Yayınları · 202114,5bin okunma
9/10
·393 syf.··
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 00:00
“Gurur ve Önyargı”yı okurken kendimi hikâyenin içinde buldum. Özellikle aşkın sadece bir anda hissedilen bir şey değil, insanın gururuyla, geçmişiyle ve önyargılarıyla yüzleşmesini gerektiren bir yolculuk olduğunu görmek bana çok gerçek hissettirdi. Benim için aşk hiçbir zaman sadece ilk bakışta etkilenmek değil; karşımdaki insanı tanıdıkça derinleşen, güven ve anlamla büyüyen bir bağ. Elizabeth ile Darcy’nin hikâyesi tam olarak bu yüzden bana hitap etti. İlk başta birbirlerine karşı hissettiklerini saklamaları, hatta yanlış anlamaları, bana aşkın bazen ne kadar karmaşık olabileceğini ama doğru kişiyle bu karmaşanın bile değerli olduğunu hissettirdi. Darcy’nin baştaki mesafeli ve kibirli tavırları beni rahatsız etti ama zamanla gösterdiği değişim çok değerliydi. Birinin, sevdiği kişi için kendi gururunu bir kenara bırakabilmesi, benim için aşkın en güçlü göstergelerinden biri. Elizabeth’in ise dik duruşu, kendini kolayca teslim etmemesi, benim sevdiğim kadın karakter özellikleriyle çok örtüşüyor. Ona hayran oldum çünkü aşkı bir “teslimiyet” olarak değil, karşılıklı bir saygı ve eşitlik olarak gördü. Romandaki toplum düzeni, insanların sınıflara göre birbirini değerlendirmesi beni düşündürdü. Bence hâlâ günümüzde de benzer bir durum var; insanlar bazen “uygun” olup olmadığına, başkalarının ne diyeceğine bakıyor. Oysa benim hayalimdeki aşk, başkalarının beklentilerinden bağımsız, iki insanın kendi dünyasında kurduğu bir bağ. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en güçlü şey şu oldu: gerçek aşk, zamanla inşa edilen, gururdan arınmış ve karşılıklı anlayışa dayalı bir şey.
Duygu ve Düşünce
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201997,7bin okunma
10/10
·106 syf.··
2025 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 00:00
İçimde tarifsiz bir sızı var şu an, daha az önce bitirdim okumayı. Ah Fitnat, Talat, Ali Bey, Saliha Hanım, Emine Kadın... Hepinize içim öyle yandı ki... Toplumun baskıları ve suskunluklarıyla yok edilen bir sevdaya şahit olmak canımı acıttı. Bu hikâyede adaleti göremiyorum, sadece içime oturan bir hüzün var.
Duygu ve Düşünce
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202238bin okunma
7/10
·263 syf.··
2025 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 20:32
Aslında böyle hüzünlü, iç burkan kitaplar okumayı pek sevmem. Ama bu kitabı okuduktan sonra düşünmeden edemedim çünkü bu sadece bir kurgu değil, birinin gerçekten yaşadığı şeyler. Ve kim bilir, daha kaç kişi benzer acıları yaşadı, yaşıyor. Gülşah ve Şahin’in aşkı çok güzeldi, çok derin ve gerçekti. Ama sürekli bir kopukluk vardı aralarında, bir türlü tam anlamıyla kavuşamadılar. Her "şimdi olacak" dediğimde bambaşka bir engel çıktı karşılarına. Bu kadar üst üste gelen şeyler bir aşkı hem ne kadar güçlendirebilir hem de ne kadar yıpratabilir, onu düşündüm. İkisi de çok fazla şeye katlandı, hem kalpleriyle hem ruhlarıyla sınandılar. Ama yaşadıkları şeylerin bedeli çok ağırdı. Kitabın sonunda içimde büyük bir keşke kaldı: keşke kavuşsalardı... Böyle bir son beklemiyordum, belki de umutlu bir son istediğim için çok daha derinden etkiledi beni. Cidden üzüldüm. Ama bir yandan da şunu hissettim, bazı aşkların kavuşmakla değil, yaşanmış olmasıyla değerli olduğunu gösteriyor bu kitap. Gerçekten yürek burkan ama düşündüren, iz bırakan bir hikâyeydi.
Duygu ve Düşünce
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma