İrem Sakaoğlu

İrem Sakaoğlu
@iremsakaoglu
Sanırım hepimiz ya da çoğumuz, ölçemediği ya da açıklayamadığı herhangi bir şeyin varlığını inkar eden o 19. yüzyıl biliminin vesayetindeyiz. Açıklayamadığımz şeyler var olmayı sürdürüyorlardı ama bunlara katiyen olur vermiyorduk. Açıklayamadığımz şeyleri görmezden geliyorduk; bu sırada dünyanın büyük bir kısmı çocuklara, delilere, budalalara ve mistiklere; “ne” sorusuyla “neden”den daha çok ilgilenenlere terk edilmişti. O kadar çok eski ve hoş şey dünyanın tavanarasında saklanıyor ki; bunları etrafımızda görmeyi istemiyor ama atmaya da kıyamıyoruz.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İki insan tanıştığında, her biri karşısındaki aracılığıyla değişiyor, böylece iki yeni kişi oluyorlar.
Sayfa 83·Kitabı okudu
1000Kitap
İyi, sıradan Joe’ların savaşta adam öldürmesini nasıl sağlanıyor? Eh, düşmanın senden farklı görünmesi, farklı konuşması işleri kolaylaştırıyor. Peki, o zaman ya iç savaşta? Eh, yankiler bebek yiyorlardı, isyancılar da mahkumları aç bırakıyorlardı.
Sayfa 78·Kitabı okudu
1000Kitap
İnsan bir başkasını yüzeysel olarak bile tanıyabilir mi? Ruhunun derinliklerinde nasıl birisin?
Sayfa 71·Kitabı okudu
1000k
Gerçek askerler göğüs göğüse çarpışır, savaşla uğraşmaz, derler. Savaş siviller içindir.
Sayfa 65·Kitabı okudu
1000Kitap