Orijinal ismi Notre Dame de Paris yani Paris Notre Dame Kilisesi olan romanın ana karakteri aslında bu kilise.
Döneminin önemli yapıtlarından birisi olan bu kilise 1830'lu yıllarda harabe halindeyken Victor Hugo'nun 1482 yılını konu alan bu romanı kaleme almasıyla kilisenin restorasyonu sağlanmış.
Roman, kilisenin, Paris mimarisinin, sanatsal değeri olan yapılarının başına gelen tahribatların uzun, detaylı tasvirleri ve şehrin yönetimine olan eleştirilerle başlıyor.
Özellikle geçmişte insanlar, fikirlerini inşa ettikleri yapılarla dolayısıyla mimariyle ifade ederken Ortaçağ'dan Rönesans'a geçişte matbaanın icadıyla ifade biçiminin nasıl değiştiğini, yazının mimarinin önüne nasıl geçtiğini anlattığı bölümleri çok keyifle ve altını çize çize okudum. (Söylemeden edemeyeceğim, kitap okurken satırların altını çizmeye asla kıyamayan biri olarak Victor Hugo, beni buna mecbur etti.)
Keçisi ile meydanlarda dans edip gösteriler yapan, güzeller güzeli Çingene kızı Esmeralda ile başdiyakoz Claude Frollo tarafından büyütülmüş olan kambur, tek gözlü, topal ve sağır, çirkin(!) kilise zangocu Quosimodo romanın ana karakterlerini oluşturuyor.
Okuma keyfinizi, heyecanınızı elinizden almaktan korktuğum için hikaye hakkında çok fazla ipucu vermek istemiyorum.
Ayrıca bu romanı, klasik okumaya yeni başlamış olanlara önermediğimi söylemeliyim. Özellikle betimlemelerin ağırlıklı olduğu bölümlerde okumaya devam etmek zaman zaman zor olabiliyor ancak aynı zamanda bu bölümlerin bilgi yüklü olduğunu da söylemeliyim.
Kitap okuma alışkanlığını kazandıktan sonra ise muhakkak okumalısınız, elinizden bırakamayacağınız muhteşem bir hikaye sizi bekliyor.