İrem

İrem
@iremsbookdiaryy
Doktor
Ankara
11 Eylül
5 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi
CLARISSA | Stefan Zweig Stefan Zweig'in hayatının son dönemlerinde yazmaya başladığı ve intiharı sonrası yayıncısı tarafından tamamlanan bir eser, Clarissa... Vatansever bir askerin kızı olan Clarissa ile Fransız öğretmen Leonard'ın yollarının kesişir ve aralarında bir aşk başlar. Ne var ki çok geçmeden yaşanan Avusturya Arşidük'ünün suikastı sonrası Avusturya, Sırbistan'a savaş açar ve onlar artık savaş halindeki iki ülkenin vatandaşlarıdırlar. Clarissa, düşmanının bebeğine hamiledir ve bebeği doğurmak artık yalnızca kişisel bir karar değildir. 1.Dünya Savaşı'na katılmış ve cephedeki acılara şahitlik ettikten sonra savaş karşıtı bir tutum benimsemiş olan Zweig'in, bu dönemi anlatmak üzere kaleme aldığı bu yapıtında antimilitarist düşünceler ağırlıkla hissedilmektedir. Kitap, okuduğum diğer Zweig kitaplarında da olduğu gibi oldukça akıcı ve sade bir anlatıma sahipti. Ancak ne yazık ki kitabın ilerleyen bölümlerinde alelacele tamamlanmış hissiyatı verdiğini, hatta öylece birden bire bitiverdiğini söylemeliyim. Her ne kadar yarım kalmış bir eser olduğunu hissettiriyor olsa da bir şans vermenizi öneririm. 2-3 günde bir çırpıda bitirebilirsiniz, keyifli okumalar
Edebiyat
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Herkese merhaba. Okuduğum kitaplar hakkındaki fikirlerimi paylaşmak için oluşturduğum bu sayfada bahsetmek istediğim ilk kitap, bu yılın başında okumuş olduğum Uğultulu Tepeler. Kitap, 30 yaşında hayata veda etmiş olan Emily Bronte’nin ölümünden bir yıl önce yazdığı ilk ve tek romanı. Emily Bronte, bu romanını yayımlatırken Ellis Bells takma adını kullanmıştır, ölümünden sonra ise kitap, kız kardeşi tarafından asıl ismiyle yeniden yayımlatılmıştır. O yıllarda siyah ve beyaz ten arasındaki aşk hikayesini konu aldığı için büyük tepki görmüş olmasına rağmen günümüzde İngiliz edebiyatının klasikleri arasındadır. Türkiye'de ilk olarak Rüzgarlı Bayır adıyla yayımlanmış olan bu roman, her ne kadar birçok kişi tarafından ‘en iyi aşk romanları’ arasında gösterilse de kitabın bana en fazla hissettirdiği duygular kıskançlık, bencillik ve intikam oldu. Kitapta Victoria dönemi İngilteresi’nin kırsal bir bölgesinde yaşayan Heathcliff ve Catcherine’in fırtınalı ilişkisi ile çevrelerindeki diğer insanların birbiri içerisine geçmiş hikayelerini okuma fırsatı buluyoruz. Kitaptaki olayların birçoğunu Catherine’in dadısının ağzından dinliyor olmamız ise oldukça farklı olan yönlerinden birisi. Kitabın başında Heathcliff’e sempati duyacağımı sanıyorken kitabın ilerleyen sayfalarında hiç de tahmin ettiğim gibi olmadı. Heathcliff’ten önce sakin, huzurlu bir yaşamları olan ailenin hayatlarına Heathcliff’ten sonra kıskançlık, bencillik, acımasızlık duyguları hakim oluyor ve hayatları hiç umulmadık bir şekilde değişiyor. Aşk ve intikam arzusunu oldukça çarpıcı bir şekilde konu alan bu romanı severek okuyacağınızdan şüphem yok. Herkese keyifli okumalar dilerim. (instagram iremsbookdiary hesabımdan)
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Koridor Yayıncılık · 201658bin okunma
Puan vermedi
Orijinal ismi Notre Dame de Paris yani Paris Notre Dame Kilisesi olan romanın ana karakteri aslında bu kilise. Döneminin önemli yapıtlarından birisi olan bu kilise 1830'lu yıllarda harabe halindeyken Victor Hugo'nun 1482 yılını konu alan bu romanı kaleme almasıyla kilisenin restorasyonu sağlanmış. Roman, kilisenin, Paris mimarisinin, sanatsal değeri olan yapılarının başına gelen tahribatların uzun, detaylı tasvirleri ve şehrin yönetimine olan eleştirilerle başlıyor. Özellikle geçmişte insanlar, fikirlerini inşa ettikleri yapılarla dolayısıyla mimariyle ifade ederken Ortaçağ'dan Rönesans'a geçişte matbaanın icadıyla ifade biçiminin nasıl değiştiğini, yazının mimarinin önüne nasıl geçtiğini anlattığı bölümleri çok keyifle ve altını çize çize okudum. (Söylemeden edemeyeceğim, kitap okurken satırların altını çizmeye asla kıyamayan biri olarak Victor Hugo, beni buna mecbur etti.) Keçisi ile meydanlarda dans edip gösteriler yapan, güzeller güzeli Çingene kızı Esmeralda ile başdiyakoz Claude Frollo tarafından büyütülmüş olan kambur, tek gözlü, topal ve sağır, çirkin(!) kilise zangocu Quosimodo romanın ana karakterlerini oluşturuyor. Okuma keyfinizi, heyecanınızı elinizden almaktan korktuğum için hikaye hakkında çok fazla ipucu vermek istemiyorum. Ayrıca bu romanı, klasik okumaya yeni başlamış olanlara önermediğimi söylemeliyim. Özellikle betimlemelerin ağırlıklı olduğu bölümlerde okumaya devam etmek zaman zaman zor olabiliyor ancak aynı zamanda bu bölümlerin bilgi yüklü olduğunu da söylemeliyim. Kitap okuma alışkanlığını kazandıktan sonra ise muhakkak okumalısınız, elinizden bırakamayacağınız muhteşem bir hikaye sizi bekliyor.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma