İnsanın içinde bazen fırtınalar kopar... Kalemi eline alır, hislerini kâğıda döker; ama sonra bir an gelir, durur, siler ve vazgeçer... Çünkü yazmak, insanın ruhunu açığa çıkarır, savunmasız bırakır. Duygularını kağıda döktüğünde onları somutlaştırırsın; bu da onları daha gerçek ve daha yoğun hale getirir. Bazen, bu yoğunlukla yüzleşmek yâhût başkalarının görmesine izin vermek zor gelir. O yüzden insan yazdıklarını siler; belki de hislerini saklamanın, kendi içinde tutmanın daha güvenli olduğunu düşünür.