Zeynep İrem

Zeynep İrem
@iremszone
Bu vahşi, kalbi katılaşmış küçük yaratığa ancak iyilik etki yapabilirdi.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Reklam
Okudum hayatım, okudum, ben de okudum. Senin ilk ürününden söz ediyorum. Okuyunca az kala adam oluyordum. Az kala. Sonra düşündüm taşındım, namussuz kalmayı tercih ettim. Böyle işte ...
Sayfa 141·Kitabı okudu
Y.P. Polonski - Kolokolçik (Küçük Çıngırak)
Tipi yatıştı, yol aydınlandı. Gece binlerce donuk gözle bakıyor... Ansızın ihtiras dolu bir sesin Çıngırağa uyarak konuştuğunu duyar gibiyim Göğsüme yaslanıp dinlenmek için Sevgilim ne zaman, ne zaman gelecek! Tatlı hayat bu! Sabahın ilk güneşi Penceremin buzlu camında titreşirken Meşeden masada semaverim kaynıyor, Sobam çıtırdayarak, köşede renkli perdenin ardındaki Yatağımı aydınlatıyor. Birdenbire aynı sesin Çıngırağa uyarak hazin mırıltısını duyarım: ‘Eski dostum nerede?’ Korkarım, Geri dönüp de bana sokulup sarılmasın! Bu hayat da ne ki!.. Dar, karanlık odam Sıkıntı dolu; pencereden rüzgâr giriyor... Dışarıdaki tek vişne ağacı bile Donmuş camdan görünmez oldu. Belki çoktan ölmüştür. Hayat mı bu! Perde soluklaştı; Odamda hasta dolaşıyor, aileme gidemiyorum. Ne azarlayanım, ne sevgilim var... Yalnız kocakarının dırdırı...
Sayfa 85·Kitabı okudu
Son derece iyi, ama zayıf, sinirli kişilerde ara sıra hep öyle olur; iyiliklerine rağmen üzülmek, öfkelenmek, onları sanki sarhoş eder bundan zevk alırlar ve mutlaka başkalarına, suçsuz, çoğunlukla da en yakınlarından birine çatarlar. Örneğin kadınlar, ortada incir çekirdeği dolduracak bir sebep yokken kendilerini mutsuz, kırgın hissetmek ihtiyacı duyarlar. Pek çok erkek de böyle durumlarda kadınlara benzer, üstelik ruhça zayıf, kadın tabiatlı erkekler de değildir bunlar. İhtiyar sebepsiz yere hır çıkarmak istiyor, bu isteğini yenemediği için üzülüyordu.
Sayfa 77·Kitabı okudu