Pecola'yı görmüyor, çünkü onun için görmesi gereken bir şey yok. Ağzında yediği patates ile içtiği biranın tadı, aklında ahu gözlü Meryem Ana, sürekli olarak kaybetme düşüncesiyle duyguları körelmiş, elli iki yaşında beyaz göçmen bir bakkal, küçük bir zenci kızı nasıl görebilsin? Yaşamında hiçbir şey, başarının istenir ya da gerekli oluşu bir yana, ulaşılabilir olduğunu düşündürtmemişti ona.