Romanın adı bile bir mesaj taşır. Nedir bu? Beyaz Gemi... Beyaz, özgürlüğün rengidir. Beyaz Gemi'nin yazıldığı devlet ise her şeyin kızıl olduğu, bir totaliter sistemdedir.
Romanda üç temel konu var ki asıl kilit noktaları oluşturmuş; ana dil, barış ve milli kültür. Milli kültürüne, ana diline,tarihine sahip çıkanlar kendisi olmayı başaracaklar; sahip çıkmayanlar ise yozlaşacakları vurgulanmıştır.
Kitabı okurken çocukların ne kadar saf bir şekilde sevebildiklerini, inanabildiklerini, nefret edebildiklerini, hayal kırıklığına uğrayabildiklerini anladığımız gibi her çocuğun aile sevgisine ve aile ortamındaki sıcaklığa ihtiyacı olduğunu da anlıyoruz. Ben kitabın sonlarında gözyaşlarıma engel olamadım. Kitabın sonu böyle mi olmalıydı diye çok düşündüm. Küçücük çocuk iyiliğinden bir şey kaybetmedi merhametini yitirmedi koskoca insanlar pasifliğinden,kötülüklerinden, kibirlerinden ödün vermedi. Cengiz Aytmatov bu kitabında hüzün dolu satırları ile kalbime oklar sapladı sanki. Çok etkilendim. Ve şunu da düşünmeden edemedim. Çocuklara anlatılan masallar, efsaneler, hikâyeler çocuk kalplerinde ne fırtınalar koparıyor ne farklı dünyalar inşa ediyor... Dikkat etmek lazım...
Kitabı okurken çok irdeledim.Üzerinde çok düşündüm bir anne ne kadar zor şartlarlarda olursa olsun yavrusunu, canından bir parçasını nasıl bırakır..?
Nasıl yıllarca aramaz, sormaz aynı zamanda bi baba. Bu kitap duyguların ağırlığı altında ezdi beni. Sürekli git gellerde kaldım duygudan duyguya geçtim. Bu kitap beni çok üzdü ve çok düşündürdü etkisinden çıkamıyorum. Son olarak GÜÇLÜ BİR ÇOCUKTU... HEP ÇOCUK KALDI...
Beyaz Gemi; yalnızlık, kökler, düşler, dünler ve yarınlar üzerine çarpıcı bir hikâye. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim...
Sevgiyle ve Kitapla Kalın