kitaba başlayalı bir hayli zaman oldu aslında yani başlarda kendisine çok çekmedi okuyup bitirmeliyim hevesinde olamadım. hatta kitaptaki iki farklı karaktere ait anlatım şeklinden de hoşlanmamıştım, bir de o kadar çok şikayet eden kendilerini içsel olarak herkesten üstün gören, söylenen karakterlerdi ki -kendim de çok söylenen biri olmama rağmen- içten içe 'yeter artık' dediğim oldu. bitsin artık diyerek okudum ta ki son 'paloma' başlıklı kısma gelene kadar. son kısımda sıcaklık hissetmek, kişilerin böyle oluş nedenlerini öğrenmek, farklı bakışlara dair çabaladıklarını görmek vesaire beni kitaba bağladı. paloma'nın intihar etmediği bir son olacağından emindim ama bambaşka hayal etmiştim. farkındalık kazanmaya dair veya kaçışlarımızın nedenlerine dair büyük kaygılarımızın oluşunu sorgulattı o nedenle hoşuma giden bir sona sahipti. keşke renée de mutluluğu uzun soluklu yaşasaydı.
'çünkü bir kamelya yazgıyı değiştirebilir.'