Neyin fiyatını sorsa, bir gümüş ruble, iki ruble, üç gümüş ruble; büyük kitapların fiyatını sormuyordu üstelik, onları kıskançlıkla gözden geçiriyor, sayfalarını karıştırıyor, elinde döndürüyor ve yine yerine bırakıyordu.
Pokrovski bana sık sık kitaplar veriyordu; önceleri uyumamak için okuyordum, sonra daha dikkatle, sonra da aç gibi okumaya başladım; önümde bir sürü yeni şey, daha önceden bilmediğim, tanımadığım şeyler belirmişti. Yeni düşünceler, yeni izlenimler bir anda, gür bir sel halinde kalbime hücum etti. Ve yeni izlenimler bana ne kadar çok heyecan, ne kadar çok mahçupluk ve çaba getirdiyse, bütün ruhuma da o kadar tatlı geliyor, o kadar mutlulukla sarsıyorlardı beni.