Herkesin bir açıklamaya ihtiyacı vardı çünkü aynı şeyin pekala herhangi birimizin başına gelebileceği gerçeği ile baş edemiyorduk. Nedensellik süsü vermek aynı şeyin bizim başımıza gelemeyeceğine çünkü bizim öyle bir şey yapmayacağımıza inanmamızı sağlar. Biz farklıyız. Onlar ötekiler. Hiçbirimiz acının tesadüfi doğasıyla nasıl başa çıkılacağını bilmiyoruz.
Fransa ve İngiltere siyaseti ekseninde ilerleyen bu söyleşi, özellikle sağ ve sol siyaset üzerinden anlatılanların bizim ülkemize düşündüğümden çok daha yakın olduğunu gösterdi. Koşullar ve dinamikler farklı olsa da benzer duygularla, benzer toplumsal sorunlarla uğraşıldığını hissettirdi. Bu da meselenin yalnızca ülkelere özgü değil, daha genel ve ortak bir problem olduğunu düşündürüyor.
Ayrıca Édouard Louis’nin tüm kitaplarını okuduktan sonra bu kitabı okumak, eserlerinde öne çıkan meselelerin arka planını ve neden bu kadar güçlü işlendiğini daha iyi kavramamı sağladı. Bu nedenle, bence bu kitap yazarın diğer eserlerinden sonra okunursa çok daha anlamlı bir yere oturuyor.
Sağın fikirleri medyayı ele geçirmiş durumda, her yerdeler ve sol, kendi dilini yaratmak yerine sadece sağın diline ve sorularına cevap yetiştirmeye çalışıyor, sadece tepki veriyor.