Ayşegül Şimşek’in kitabın yayınlanma yolculuğunu Instagram üzerinden takip etmiş olmak, kitap elime ulaştığında bende tuhaf ama sıcak bir aidiyet hissi yarattı. Sanki bu başarıya uzaktan da olsa eşlik etmişim, o yoldan ben de geçmişim gibi hissettim. Bu yüzden kitabın basılması beni içtenlikle mutlu etti.
Okumaya başlarken net bir beklentim yoktu; belki de bu belirsizlik, metnin beni daha rahat içine almasını sağladı. Genel anlamda keyifli bir okuma deneyimi sundu. Kitap boyunca kendi hayatımdan, yaşadıklarımdan ve hissettiklerimden pek çok iz buldum. Özellikle bazı duygular vardı ki, belki de bugüne kadar bilinçli olarak görmezden gelmiştim; onları başkasının hayatında, bir anlatının içinde görmek bir tür ayna etkisi yarattı.
Ancak kitabın özellikle son yarısında anlatının temposu benim için düştü. Diyalogların gereğinden fazla uzatıldığını ve bazı ayrıntıların anlatıya hizmet etmeyecek ölçüde detaylandırıldığını düşündüm. Bu kısımlarda zaman zaman sıkıldığımı söylemeliyim.
Buna rağmen kitap bende iz bıraktı. Okurken birçok yerin altını çizdim, notlar aldım. Bu da metinle duygusal bir bağ kurduğumu gösteriyor. Eksiklerine rağmen samimi bir anlatımı var ve benim için anlamlı bir okuma oldu.
Kalemine sağlık Ayşegül Şimşek.