Sanki bu ebedi sessizlik tabutuna gömülmüş, üzerine de toprak yerine görünmeyen gökyüzünün zifiri karanlığı atılmıştı. Artık vedalaşmaları ya da ölümü değil, sadece nasıl öleceğini düşünüyordu.
Dişlerini sıktı- hayır, artık hayata dair duyguları hissetmek istemiyordu. Onu mutluluğa bağlayan öyle çok anısı vardı ki... Yarına kadar bu bağların hepsini vahşice koparmalıydı. Şimdi sadece kötü şeyler düşünmeliydi, çirkin ve iğrenç şeyler...