Filminin yakın zamanda çok fazla medya ilgisi alması üzerine merak edip başladığım, her satırından keyif alarak okuduğum bir romandı.
Kitap; dil anlatım ve konu olarak yeraltı edebiyatının tüm kıstaslarını örneklendiren, bu türün temel taşı denilebilecek nitelikte bir eser. Yeraltı edebiyatına aşina olanların olay örgüsünü takip etmekte zorlanmayacağını tahmin ediyorum. Sahneler arası geçişleri doğrudan anlatımla değil, sezdirerek yapması aktif bir okuma deneyimi sunmakta. Okurken insanın aklında binlerce soru ve teori beliriyor, bu bakımdan sürükleyici olduğu sugötürmez.
Konusuna gelince bu alıntı kitabın özeti olabilir:
"Lanet olsun, bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyoruz.
Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız ya da yerimiz yok, ne büyük savaşı yaşadık ne de büyük buhranı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük buhranımız hayatlarımız. Televizyonla büyürken, milyoner film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandık ama olmayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz ve o yüzden çok çok kızgınız."
Kitabın genel havasına ağır bir sistem eleştrisi hakim. Hayallerini satmanın yarattığı boşluğu pahalı markalarla doldurmaya çalışan, varoluşsal krizini tüketimle doyurmaya çalıştıkça bağımlılaşan bir neslin dramını bizi sert bir gerçeklikle yüzleştirerek hissetmemizi sağlıyor.
Kitapta Tyler kurtarıcı rolünde. Anlatıcımız ve Tyler'ın karşılaşma sahnesinden de anlayabiliyoruz bunu.
"Bir dakikalık kusursuzluk, harcadığınız çabaya değerdi."
diyor kendisi. Tyler maddi değer ölçütlerinin kısıtlayıcı bir tuzaktan başka bir şey olmadığını anlamıştı. Kitap, Tyler'ın "Dövüş Kulübü" adıyla