İrem yavaş

İrem yavaş
@irmyvs
Psikoloji
Hilkat garibeleri normal kabul edilenden az ya da çok farklılık gösteren örneklerdir. Nasıl ki bir bebek kolsuz doğabiliyorsa, bir başkası da merhametsiz ya da vicdan potansiyeli olmadan doğabilir. Kollarını bir kazada kaybeden adam bu eksikliğe kendini uyarlamak için büyük bir mücadele verir, ama kolsuz doğan kişi, sadece onu tuhaf bulan insanlar yüzünden acı çeker. Öteden beri kolsuz olduğu için eksikliğini çekmez. Çocukken, kanatlarımız olsa nasıl olurdu diye hayal kurarız, ama kurduğumuz hayalin kuşların hislerinin aynısı olduğunu varsaymak için bir sebep yoktur. Normal olan, bir hilkat garibesinin gözüne korkunç görünür muhtemelen, çünkü her insan kendine normal görünür. İçsel hilkat garibesi için durum daha da anlaşılmaz olsa gerektir, çünkü başkalarıyla kıyaslayabileceği görünür bir şey yoktur. Vicdansız doğmuş bir adama ruhu yaralı adam gülünç görünse gerektir. Bir sabıkalının gözünde dürüstlük aptallıktır. Şunu unutmamak gerekir ki, hilkat garibesi bir farklılıktan ibarettir ve hilkat garibesinin gözünde normal olan korkunçtur.
Hayat ve İnsan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hiçbir süresi olmayan zamanlar, sıkıcı ve olaysız zamanlardır. İlgiyle renklenmiş, trajediyle yaralanmış, sevinçle bölünmüş zamanlar ise hatırada uzun görünen sürelerdir. Düşünülürse öyle de olması gerekir. Olaysızlığın direği yoktur ki üzerine bir süre asabilesiniz. Hiçbir şeyden hiçbir şeye geçen zaman sıfırdır.
Utangaç bir erkek bir o***puda büyük bir güven bulur. Parası ödenen, üstelik peşinen ödenen kadın mala dönüşür; utangaç erkek de onunla neşelenebilir, hatta ona zulmedebilir. Ayrıca çekingen erkekler, kasıklarını kurutan reddedilme korkusunu fahişeyle yaşamazlar.
Ama bazıları da vardır, ortak batağa dalar, sonra eskisinden de fazla kendileri olarak çıkarlar, çünkü kibir denen hasisliği kaybetmiş, birliğin ve alayın sırmalarını kazanmışlardır. O kadar derine batabilirsen, düşünebildiğinden daha da yükseğe çıkabilirsin... O zaman konuşmayı bilmeseler de insanların içyüzünü bilirsin. Ama ta dibe bakmadan bunu bilemezsin.
İnsanların yaptıkları şeyleri anlamalarını da bekleme. İnsanlar bir çok şeyi içgüdüyle yapar, bir arının bal yaptığı gibi, tilkinin köpekleri aldatmak için partilerini suya bağırdığı gibi. Tilkiye sorsan sebebini söyleyemez; kışı hangi arı hatırlar, tekrarlanacağını düşünür?