irem

bazı gece yarıları uyanır, beni kendisini seyrederken bulurdu. yüzümü okşar, burnumu oynatır ya da göğsüme sokulur, yine uyurdu. içim büyür, içimde dolunay olur, önünden ince bir bulut geçer, bedenim manzaraya dar gelir, burun direğim sızlardı.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
bir eli omuzumda, diğeri çenesinde, bir yerlere dalıp gitti. nefes bile almıyordum. eli orada kalsın istiyordum.
Alıntı
ne olmuştu da “seninle dünyanın her yerine gelirim.” diyen müzeyyen, durduğu yerden çekip gitmelere başlamıştı. nerelere gidiyordu? gelirken getirdiği bakışlar ne dalgaydı? hangisi müzeyyen’di? ya da müzeyyen kimdi? ilk tanıdığım kimdi, şimdiki kim?
Alıntı
her şey benden önce olmuşsa, bana olacak bir yer, durum kalmıyor muydu? bana ait tek kişilik bir iskemle, oda yok muydu bu dünyada?
Alıntı
hikayeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, ruh eve sığmıyor…
Alıntı