Kalbin mutluluğu, sevinci, ferahlığı, mutmainneliği, genişliği, nuru, aydınlığı, batıl şüphelerden ve haram şehvetlerden afiyeti; hakiki nimetlerin ta kendisidir. Bedeni nimetler onla kıyaslanamaz.
Bu lezzeti tadı anlardan birisi şöyle demiştir: "Şayet krallar ve şehzadeler bizim içinde bulunduğumuz nimeti bilselerdi, onun için bizlerle kılıçlarla savaşırlardı.
Peygamber aleyhisselamın önünde iki adamın tartıştğı gibi. Onlardan biri diğerine sövmeye başlamıştı. O da susuyordu. Sonra onları sözün sahibine geri iade eden bir kelime ile karşılık verdi. Bunun üzerine Peygamber aleyhisselam kalktı. "Ya Resulallah! onun söylediğinin birazını ona geri iade ettim, kalktın" deyince “ Melek seni savunuyordu. Sen ona karşılık verince şeytan geldi. Ben ne için oturayım” buyurdu.
Müslüman kul kardeşinin gıyabında dua ederse melekler onun duasına amin ve “Sana da aynısı” derler. Fatiha suresini okumayı bitirdiğinde melekler onun duasına amin der.
Mümin,muvahhid, O'nun yoluna ve resulünün sünnetine bağlı kul günah işlediğinde, arşı taşıyan ve onun etrafındaki melekler onun bağışlanması için dua ederler.