Benjamin Franklin’in şu bilgece sözlerini hatırlayalım: “Barış ve huzur içinde yaşamak isteyen, ne bütün bildiklerini söyler, ne de bütün gördükleri hakkında hüküm verir.”
“KAVGALARI YATIŞTIRMAK İÇİN EYLEM PLANI”
Yolda arabanızla giderken iki aracın karıştığı bir kazaya tanık oluyorsunuz. Yardıma ihtiyacı olan birisi var mı, diye bakmak için yavaşlıyorsunuz ve tarafların ikisinin de komşunuz olduğunu görüyorsunuz. Birbirlerine edebe aykırı şeyler söylüyorlar. Ağız kavgasının yumruklaşmaya dönüşmesini önlemek için hemen arabanızdan iniyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız?
UNUTMANIZ GEREKEN
SÖZLER
Mantıklarına hitap ederek onları yatıştırmaya çalışırsınız.
“Hey, lütfen buna bir son verin. Bağırıp çağırmanız sadece durumu daha da kötüleştirir.”
Birbirlerini suçlamaya ve lanet okumaya devam ederler.
“Kahrolası ağızlarınızı kapatır mısınız? Küfredip durmak sadece işi daha da zorlaştırır."
Komşularınız her seferinde seslerini daha da yükselterek aynı sözleri tekrar edip dururlar.
“Carl, kabahatin Dan'da olduğunu onuncu defadır söylüyorsun.
KULLANMANIZ
GEREKEN SÖZLER
Not tutmaya başlayarak didişmelerini durdurursunuz.
“İkiniz de konuşacaksınız. Şimdi, Carl sen başla ve olanları bana anlat.”
Düşmanca sözlerinin kayda geçmesini istemeyecekleri için, kendilerinden söylediklerini açıklamalarını istersiniz.
"Dan, ne demiştin, bir daha tekrarlar mısın? Doğru not ettiğimden emin olmak istiyorum.”
Aynı enformasyonu defalarca tekrarlamalarını önlemek için notlarınızdan yararlanırsınız.
“Tamam, bunu daha önce şuraya yazmıştım. Peki, sonra ne
oldu?
Belgelendirme saygısızlığın karşı kutbudur.
...
bir öğretmen bunu onayladı: “Eskiden çocukları yanlış bir davranışta bulunduğunda velilerine telefon edip durumu anlatırdım. Genellikle çocuklarını savunur ve onları haksız yere suçladığım gerekçesiyle bana kızarlardı. Şimdi öğrencilerimden biri terbiyesizlik ettiğinde olanları ayrıntılı şekilde bir kağıda yazıp velisine göstermesi için yanına veriyorum. Not, olan bitenin nesnel bir dökümü oluyor ve velilerin benimle dalaşmak için bahane aramak yerine somut olgulara yönelmesine yardımcı oluyor.”