İrem

Odetta’nın dediği gibi, “Kendimizi ne kadar iyi hissedersek, uzun görünmek için başkalarının tepesine vurmaya o kadar az ihtiyaç duyarız.” Bunun tersi de doğrudur. Başkalarına vurmak yerine onlara yardımcı olmaya ne kadar çok çalışırsanız, kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Öteki insanları rakip değil ortak ve yoldaş olarak görün. Klasik tarzda tepeden bakarak iletişim kurmak yerine, işbirlikçi çözümler arayın. Öteki insanlara galebe çalmaya çalışmak yerine, kendinizi herkesin kazançlı çıkacağı sonuç ve durumlar yaratmaya adayın. Bertrand Russell’ın dediği gibi, “Ya birlikte var olacağız ya da hiç var olmayacağız.”
Sayfa 184·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Sonra gerçekten de öyle yaptık. Günleri paylaştık. Bir gün kızımın, bir gün oğlumun, bir gün karımın, bir gün de benim oldu. Herkes kendi gününde, akşam saat yediden önce varmamız ve önceden saptanan miktarda para harcamamız koşuluyla, nereye isterse hepimizi oraya götürebilecekti. Eğer birimiz o günü uyuyarak geçirmek isterse, herkes uyuyacaktı. Eğer yolda giderken bir canlı yılan şovunu izlemek isterse, durup hepimiz izleyecektik. “Biliyor musunuz? Bu tatilde aile olarak birlikte hayatımızın en güzel zamanını geçirdik. Geç de olsa tatillerden niye zevk almadıklarını öğrenmiştim. Çünkü kendi tatillerine değil, benim tatilime çıkıyorlardı.”
Sayfa 183·Kitabı okudu
Müşterilere ne yapmaları gerektiğini söylemek yerine, onlara iki seçenek sunun ve hangisini tercih ettiklerini sorun. “Gelecek Pazartesi saat birden önce bir randevu vermemiz mümkün değil” demek yerine, “Size Pazartesi saat bir ya da üç için bir randevu verebiliriz. Hangisini tercih edersiniz?” diye sorun. “Konser iptal edildiği için paranızı geri ödemek zorundayız” demek yerine, “Paranızı geri mi ödeyelim, yoksa bu hakkınızı sonbahar konserleri dizisinde kullanmayı mı tercih edersiniz?” diyebilirsiniz. İnsanlara tercihte bulunma olanağı vermeniz kendi adımlarının sorumluluğunu üstlenmelerini mümkün kılar ve gelişmeden daha büyük bir tatmin elde etmelerini sağlar.
Sayfa 180·Kitabı okudu
“Zindanların en kötüsü kapalı bir kalptir” demişti Papa II. John Paul. Hapislik bir kapatılma, tutsaklık durumudur. Başkaları onlar hakkında iyi şeyler söylemediği için hayatınızdan sildiğiniz insanlar hiç oldu mu? Bu adil bir şey mi? Kendisini yakından tanımadığınız birisinin değerli olup olmadığı sonucuna nasıl varabilirsiniz? Kalıp ve önyargılara takılıp kalbinizi ve aklınızı insanlara kapatmayın. Eğer amacınız insanları nitelendirmek değil de sevmekse, onlara bir şans tanıyın.
Sayfa 177·Kitabı okudu
“Hoşgörü, başkalarının inanç, uygulama ve alışkanlıklarını, onları mutlaka paylaşma ya da kabul etme gereği olmadan, anlamak için gösterilen olumlu ve nazik çabadır.” - JOSHUA LIEBMAN
Sayfa 176·Kitabı okudu