İğrençlikten başka halt yok
5/10
·408 syf.··
2025 21. kitabı
Sade ı okumaya Justine ile başladığıma sevindiğim bir eser oldu. Öncelikle, tamamlanmamış bir roman olduğundan okumak o kadar da anlamlı değil. Sade, burada aklında kurduğu fetişlerin daha ötesine gidemiyor. Aynı ortamda, aynı insanlarla yaşanan monoton olayları ve cinsel iğrençlikleri uzata uzata anlatmasındansa tamamlanmaması daha iyi olmuş. İğrençlikleriyle akılda kalan bir eser. Justine, Aline ve Valcour veya diğer eserlerinde mesaj kaygısı güderken burada o kaygı da görünmüyor. Sade ın eserlerinde bu kaygıyı da bolca görürüz. Sade modern bir yazar olsaydı bütün sapıklıkları bir roman haline getirir, hiçbir mesaj vermez ve deneysel akımların arkasına sığınarak devamlı anlam üretmeye çalışan açıklamalarda bulunurdu. Aynı Gaspar Noe nin irreversible filminde yaptığı gibi. Rahmetli bu seneleri görseydi kısacası porno sektörüne atılırdı.
Sodom’un 120 GünüMarquis de Sade · İthaki Yayınları · 2022772 okunma
9/10
9/10
·566 syf.··
2025 226. kitabı
Jennifer Hartman İrreversible yazarımdan bomba bir kitap daha .Sonu biraz daha vurucu olabilirdi diye düşündüm ama onun dışında gerilimi,heyacanı ve aşkı mükemmel bir kitaptı.Bu kadını okuyun arkadaşlar kitapları cidden çok güzel puanım 9/10!!!!
IrreversibleJennifer Hartmann · Independently Published · 20251 okunma
Reklam
7/10
·480 syf.··
2025 59. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 20:11
Nedense bu seri saçma bir şekilde Irreversible filmini anımsatıyor, sizi etkiliyor ama bir yandan da rahatsız ediyor bu yüzden iyi mi kötü mü olduğuna karar veremiyorsunuz. Bu türde bir kitabı sanat kategorisine de sokmak istemiyorum ama zaten dünyada kötülük yaygınken bir de sanatta bunu görmek çok gerekli mi diye düşünüyor insan. Spoiler olacağını düşünmüyorum herkes bahsetmiş, Tess eski sahipleri tarafından kaçırılıp rehin tutuluyor bu esnada da Q onu bulmaya çalışıyor. Bulduktan sonra ise ikili hem kendi içlerinde hem kendi aralarında tepetaklak oluyor. 50. sayfada kitap ben seni rahatsız edeceğim sinyallerini veriyor. Ortalara gelmeden ise alıp başını gidiyor, bazı sahneleri gerçekten fiziksel tepki vererek okudum, yüzüm buruştu ve midem kalktı. Yazar bu sahneleri nasıl yazdı bilmiyorum ama gerçekten şu zamana kadar okuduğum en rahatsız edici kitap olabilir. Bunun haricinde gerçekten kitap ismini hak ediyor Tess ve Q karakterlerinin hem kendi içlerinde hem birbirlerine karşı o değişimini okuyoruz. Bitirdikten sonra beni biraz melankolik yaptı da diyebilirim. Kitapların her zaman insanları mutlu hissettirmemesi taraftarıyım, eğer bir şeyler kapabiliyorsak kesinlikle üzülmeye ve ağlamaya değen kitaplar var fakat şöyle bir gerçek de var türü dark romance, baş karakterlerinin ikisi de şahsi fikrime göre normal değil. Sadece bir insanın kendi ve kendi gibi düşünenlerin fantezisini beslemek için yazılmış bu yüzden çok da verim alınacak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Kitap bana bir şey katmadı, karakterleri sevmek zorunda değilim evet ama onlar da bana bir şey katmadı. Zaten serinin ikinci kitabı o yüzden öneri konusunda bir şey diyemeyeceğim okumak isteyen zaten okur ama genel düşüncem ilk kitaptan kat kat daha rahatsız edici ki buna smut sahneler de dahil, olay
Tess & Q - DönüşümPepper Winters · Arkadya Bitter Yayınları · 2016249 okunma
Acı çekmek bir tercih meselesidir
9/10
·176 syf.··
2023 165. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2023 01:13
Hayatta her birimiz bir şeyleri başarmak için mücadele içindeyiz. Ya buna katlanır devam edersin ya da pes edersin. Yazarın da söylediği gibi 𝐚𝐜𝛊 𝐜̧𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐫𝐜𝐢𝐡 𝐦𝐞𝐬𝐞𝐥𝐞𝐬𝐢𝐝𝐢𝐫. 1980'lerden bu yana egzersiz sloganı olarak kullanılan "ℕ𝕠 𝕡𝕒𝕚𝕟, 𝕟𝕠 𝕘𝕒𝕚𝕟." mottosunu sadece egzersizde değil aynı zamanda hayatta başarıyı yakalamak istiyorsanız her konuda bunu uygulayabilirsiniz. Kendinizi zorlamadan acıyı, mücadeleyi seçmeden bir şey elde edemezsiniz. Hedeflerinizi ciddiye alıp çok profesyonel yaklaşmanız gerekmektedir. İşte bu noktada yazarın tam olarak yaptığı budur. Tek farkı severek yapmasıdır. Sevmediğiniz, keyif almadığınız bir şeyi rutininize uzun süre dahil edemezsiniz. Yazar koşmaya başlamadan önce üniversiteden sonra caz bar tarzı bir yer işletmeye başlar. Sabahtan gece yarılarına kadar çalışıyor bir de üstüne o yorgunlukla yılmadan1-1.5 saat yazma eylemini sürdürmeye çalışıyordu. Ama eserlerinde tam odaklı bir yazma olmadığı kanısındaydı. Tam bu noktada yazarlığı profesyonel boyuta taşımak için barı tüm haklarıyla devretmeyi düşündü ve uyguladı. Çünkü onun karakterinde tek işe odaklanıp sınırlarını zorlamak vardır. Bu yüzden kırsal bir alana taşındı. Normalde bar işletirken geç saatlerde uyanıp yatma alışkanlığı kazandığı yaşam döngüsünü kökten değiştirip eşinin de bunu desteklemesiyle her gün 22.00'dan önce uyuma ve 05.00'ten önce uyanma rutinini hayatına ekler ve bunun sonucunda gece hayatı bitse de insan ilişkilerinde gerileme yaşasa da bundan memnundur çünkü insanın zamanını düzenleyip neye odaklanacağını seçmesi insanın bir şeyleri başarabilmesi için bir hayat koşuludur. Zaman bize verilmiş sınırlı ve geri dönüşü olmayan bir hediyedir. Kullanmazsan geçip gider ve tekrar eline alman mümkün değildir. Yazar bu rutini hayatına koymasıyla zamanı daha verimli
Kişisel gelişim - Edebiyat
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,664 okunma
Les Mains sales
8/10
·115 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 20:39
Bu kitap siyasi parti içinde önem kazanmak isteyen, İkinci Dünya Savaşı sırasında devrimci partinin aktivisti Hugo'nun kariyerinin izini süren bir oyun. Bunun için, proleter partisinin liderlerinden birinin öldürülmesi gibi en önemli misyonu gerçekleştirmek için hizmetlerini sunar. Bu makale, idealler ile siyasi eylemler arasında yaratılabilecek karşıtlığın yanı sıra, ölüm kararı vermek gibi geri dönüşü olmayan bir karaktere sahip bir seçimle karşı karşıya kaldığında ortaya çıkabilecek sorgulamayı vurgulamaktadır. Süreçte biraz uzun, ancak zamansal bağlamına yerleştirildiğinde, yazarın çalışması adil ve kesin görünüyor. İyi vakit geçirdim, karakterler çok sevimli ve yaşadıkları çelişkili duygular bu işe oldukça insani bir bakış getiriyor. OKUYUN:) Une pièce qui retrace le parcours d'Hugo, militant du parti révolutionnaire au cours de la seconde guerre mondiale qui souhaiterait prendre de l'importance au sein de ce parti politique. Pour cela il propose ses services afin d'accomplir une mission de la plus haute importance, l'assassinat d'un des chefs du parti prolétarien. Cette pièce met en lumière l'opposition qui peut se créée entre les idéaux et les actes politiques, ainsi que sur le questionnement qui peut apparaitre lorsque l'on se trouve face à un choix ayant un caractère irréversible tel que donner la mort. C'est un peu longuet dans le cheminement, mais replacé dans son contexte temporel, le travail de l'auteur paraît juste et précis. J'ai passé un bon moment, les personnages sont attachants et les émotions contradictoires vécues par ceux-ci amènent un regard assez humaniste à cette oeuvre. À lire.
Kirli EllerJean-Paul Sartre · Varlık Yayınları · 1965154 okunma