Bir Bulut Bile Küser Zulme...
Cengiz Aytmatov, yine yaptı yapacağını... "Gün Olur Asra Bedel" romanının içine sığmayan, oradan taşıp başlı başına bir novella olan "Cengiz Han'a Küsen Bulut", boğazımda koca bir düğüm bıraktı.
Kitap iki farklı zaman diliminde, iki paralel hikayeyi anlatıyor:
Efsane: Gücünün zirvesindeki Cengiz Han’ın, mutlak itaat uğruna kendi askerini ve dolaylı olarak geleceğini yok etmesi. Ve bu zulme dayanamayan o "beyaz bulut"un onu terk edişi.
Gerçek: Sovyet döneminde, sadece düşündüğü ve yazdığı için sistemin çarkları arasında ezilen Abutalip ve ailesinin dramı.
Aytmatov, "Güç insanı nasıl zehirler?" ve "Vicdan nerede saklanır?" sorularını o kadar naif ama bir o kadar sert soruyor ki, etkilenmemek imkansız. Otoriteye karşı bireyin çaresizliği ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.
Kısacık bir kitap ama ağırlığı tonlarca... Okurken gökyüzüne bakıp, sizin bulutunuz hala tepenizde mi diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Alıntı:
"En zor şey, insanın kendi vicdanıyla baş başa kalmasıdır."
Sizce güç zehirlenmesi, insanlığın en büyük trajedisi mi? Yorumlarda buluşalım.