Hacı Murat

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Ayşe Yılmaz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 15:30
Canım Lev Tolstoy yine şaşırtmadın. Harika bir kitap okudum. Da bir gariplik var. Şeyh Şamil tarafından öldürülmek istendiği için Ruslara katılan Hacı Murat'ın hazin ve ibret dolu hikayesini anlatan bir roman. Şeyh Şamil'in canı ciğeri sağ kolu iken kan davası yüzüne Ruslara katılan bir Hacı Murat görüyoruz. Eee bunda ne var mı diyorsunuz? Lev Tolstoy Kırım savaşı'na katıldığı süreçte Hacı Murat'ın adını duyuyor. Kitabı 8 yıl da tamamlıyor. Kitap bittikten 8 yıl sonra da basılıyor. Garip olan ise yazılan tarihin tam aksi Hacı Murat Şeyh Şamil'e ihanet etmiyor, aksine onun hizmeti adı altında Ruslara katılıyor. Keyifli okumalar
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201318,5bin okunma
Tolstoy yine bizlerle ilgili kitap yazmış
6/10
·160 syf.··
2021 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 23:08
Kitabın başlangıcına kesinlikle aldanmayın. çünkü çok yorucu. Sizi direkt olayların içine atıyor ve 50 tane karakter ismi geçiyor. Kimsenin fiziksel betimlemesi bile yapılmıyor. Direkt olaylar olması hoş değil. sonrasında bir kaçış ve dönüş hikayesi var. alt metinlere yoğunlaşsa da pek iyi verilememiş. ben sadece sonunu beğendim. İnsan oğlunun vahşiliği ve pisliği işte.... Evet akıcı ama şöyle bir sıkıntı var betimleme olmadığı için hayal kurmakta zorlanıyorsunuz. Kim nasıl neci vb. Dediğim gibi özellikle başı çok çok kötü gençler. "Ne oluyoruz" Aga diyorsunuz . boş zamanınıda bakılabilir ama çok beklentiniz olmasın.
Hacı MuratLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201318,5bin okunma
Tolstoy-Hacı Murat
8/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2021 08:54
Eser Hacı Murat'ın hayatının ve mücadelesinin bir kısmını ele alıyor. Tabiki bu anlatım Tolstoy'un bakış açısıyla yapılıyor. Hacı Murat'ın Şeyh Şamil ile olan fikir ayrılığı ve liderlik mücadelesi Ruslara sığınması ve tekrar firar etmesi eserde yer bulan diğer konular. Kısa ve öz bir eser okurlara tavsiye edilir.
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201318,5bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 71. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2020 22:43
Bu kan kırmızısı devedikenini koparıp çiçek buketinin ortasına koymak geçti içimden. Hendeğe indim, çiçeğin ortasında tembel tembel uyuklayan tüylü at arısını kovaladıktan sonra, çiçeği koparmaya çalıştım. Bu güç bir işti. Elime mendil sardığım halde yine de dikenler batıyordu. Sapı öylesine sert ve sağlamdı ki dakikalarca uğraşıp lif lif ayırmak zorunda kaldım. Nihayet koparmayı başardığımda sapı parça parça olmuştu. Devedikeninin ilk gördüğümdeki güzelliğinden eser kalmamıştı. Üstelik, onca emek vererek topladığım zarif kır çiçekleri arasında kaba ve çirkin görünüyordu. Dalında çok güzel görünen, beni kendine hayran bırakan bu çiçeği boşu boşuna kopardığıma üzüldüm. Attım onu. Koparmak için sarf ettiğim çabayı düşünerek, "Ne güçlü bir yaşama arzusu bu!" diye düşündüm. "Direnmek için büyük çaba gösterip, kolay lokma olmadığını nasıl da ispat etti."
Hacı MuratLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201318,5bin okunma
Hacı Murat
8/10
·160 syf.··
2020 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 20:20
Bir Rus yazarı olan Tolstoy’un hayranlıkla ele aldığı Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’in naipliğini yapan cesur Hacı Murat’ın hikayesi. Kitaptaki isimler ve olaylar tarihten esinlenilmiş gerçekler. Tavsiyem okuduğunuzda karşılaştığınız isim ve savaşları en azından Wikipedia’dan okumanız. Çeçen direnişinin en şanlı olduğu bu dönemleri göğsünüz kabararak anacaksınız. Tolstoy’un İslam ve Kafkasya kültürünü bukadar iyi tasvir edebilmesi oldukça şaşırtıcıydı. Hikaye belki kendi içerisinde bazen yavan kalabiliyor ama okurken internet üzerinden araştırarak devam ederseniz oldukça tat alabilirsiniz.
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201318,5bin okunma
Bir Devedikeni Çiçeğinin Direnişi: Hacı Murat
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 16:44
​Tolstoy’un kaleminden çıkan son başyapıt… "Hacı Murat", sadece bir savaş hikayesi değil; iki farklı kültürün, onurun, ihanetin ve hepsinden öte, yaşama tutunma arzusunun hikayesi. ​Kitap, ezilmiş ama hala dik duran bir "Tatar çiçeği" (devedikeni) metaforuyla açılıyor ve bu metafor, Hacı Murat’ın karakteriyle bütünleşiyor. Kafkasya’nın sarp dağlarından Çarlık Rusyası’nın soğuk salonlarına uzanan bu yolculukta, Tolstoy bize savaşın yıkıcılığını her iki tarafın gözünden de -taraf tutmadan- anlatıyor. ​Hacı Murat’ın ailesini kurtarmak için verdiği çaresiz mücadele ve Rus bürokrasisinin çürümüşlüğü arasındaki o keskin zıtlık, kitabı elinizden bırakmanızı imkansız kılıyor. ​Kısa ama etkisi bir o kadar uzun süren bu eseri mutlaka okuma listenize ekleyin. ​ Sizce bir insan, inandığı değerler uğruna neleri feda edebilir? Yorumlarda buluşalım. ​ Alıntı: "Ne kadar da güçlü bir yaşama arzusu! İnsan bu devedikeni kadar bile olamıyor."
Hacı MuratLev Tolstoy · Antik Batı Klasikleri · 201318,5bin okunma
7/10
·248 syf.··
2025 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 20:46
Lev Tolstoy ’un Hacı Murat ’ı, büyük bir imparatorlukta azınlıkta kalmış bir halkın din ve yaşam için verdiği direnişi, trajik bir kahraman üzerinden anlatıyor. Hacı Murat, umutları ve çaresizliğiyle, bireyin özgürlük arzusunun devletin mutlak gücüyle çarpışmasını simgeliyor. Tolstoy, savaşın acımasızlığını ve insanın onurla ayakta kalma mücadelesini yalın ama sarsıcı bir dille aktarıyor. Kitabı okurken en çok hissettiğim şey, insanın sıkışmışlığı oldu. Hacı Murat bana özgürlüğün bedelini ve gururun bazen en ağır yük olabileceğini hatırlattı. Bununla birlikte, önsöz ve sonundaki uzun makale kitaba neredeyse gereksiz bir ağırlık yüklemişti. Tolstoy’un imzası elbette değerli, fakat bana göre Hacı Murat, onun hayata ve karakterlere verdiği derinlik bakımından en “tolstoyvari” eseri değil. Tolstoy okumamış birinin Tolstoy’u bu kitap üzerinden değerlendirmesi yanıltıcı olabilir. Bu gerçek bir hayattan uyarlama olduğu için fazla dokunuş yapmadığını düşünüyorum.
Hacı MuratLev Tolstoy · İletişim Yayıncılık · 201718,5bin okunma
“Direnmenin” alegorisi “Devedikenidir”
Puan vermedi·165 syf.·
2024 100. kitabı
Yazarlığın samimi ve ahlaki yönüyle en güçlü kalemlerden birisi olan Lev Tolstoy (1828-1910) insanlığa verdiği en önemli mesajlarından birisi “kötüye şiddet kullanarak karşı koymayın” olan mütefekkirin şiddet duvarlarında açtığı gediklerden çıkan mana okura nefes veriyor. Tolstoy şiddetin malik olma isteğinden doğduğu bilinciyle bütün evrendeki etnik eşitsizlikleri, toplumsal meselelerdeki çıkar ilişkilerini insan odaklı değil, özü maliklik olan “güce sahip olma ve mahlukat-ı beşerin maliklik çabası” olduğunun farkındalığıyla tüm eşitsizliklerin kökenini buna yoruyor. Tolstoy’un öğretisi Hacı Murat ile kolonyal ve etnik eşitsizliği bir “deve dikeninden” yola çıkarak okuyucusuna sunuyor. Yazar hayattayken kırım savaşının izlerini gerçek olaylardan esinlenerek 1896–1904 yılları arasında kaleme alıyor fakat Hacı Murat yazar’ın vefatından sonra 1912 yılında yayınlanıyor. Gerçek olaylardaki örgüsünü Rus kimliği üzerinden objektif bir dille anlatması hayran olunası bir ferasetin izlerini taşıyor.. O Hacı Murat’la yazar epik panoramanın dersini veriyor. Gerçek olayların örgüsünü yazınsallık eşliğinde ikna edici bir anlatımla sunmasıyla kitapta karakter analizlerinin yoğunluğunu hissettiriyor. Savaş ve Barış ‘da bu minvalde bir sunuş var ve bu yazarlığını zirveye götüren en önemli etkenlerden birisi olarak öne çıkıyor. Rus güçlerinin Kırım savaşında Kafkasya cephesinde savaştığı Şeyh Şamil’in önderliğindeki Çeçenler ve Avarlarla olan muharebeyi anlatıyor. Hacı Murat Çeçen Savaşçı, Şeyh Şamil’in sağ kolu olan Hacı Murat bir plan çerçevesinde Ruslara teslim olur. Şeyh Şamil’in idam fermanını verdiği Hacı Murat Rus tarafına geçince ailesinin Şeyh Şamil’in elinde olduğunu ve kurtarılması için Ruslardan yardım ister ve olaylar gelişir. Kitapta Yazar Şeyh Şamil’in Askeri dehasından sıkça bahsediyor.
Düşünce
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2025 22. kitabı
Ne olağanüstü bir yaşama gücü bu Tıpkı bir devedikeni (tatar) çiçeği gibi. Onu koparmak için harcanan onca çabaya rağmen kendini nasıl da savundu ve postunu nasıl da pahalıya sattı.. Ancak Tolstoy gibi usta bir yazar böyle güzel anlatabilirdi kahramanca bir ölümü, Hacı Murat'ın ölümünü.. Tolstoy'un son kahramanı.. Ardında gizemli bir hayat bırakarak, onurlu bir ölümle 1852 yılında ayrıldı dünyadan. Avar kökenli Kafkasyalı bir liderdi ve büyük Çeçen komutanı Şeyh Şamil'in en önemli naibiydi. Adı, Tolstoy'un vefatından sonra yayınlanan son eserine isim oldu. Tolstoy, Hacı Murat'ın hikayesini Rus kaynaklara bağlı kalarak anlatmıştır. Romanda Hacı Murat ve Şeyh Şamil arasında Şamil'in, onu kendi liderliği açısından bir tehlike olarak görmesi nedeniyle bir ihtilaf oluşur. Şamil'in, Hacı Murat'ın ailesini yakalayıp tehdit etmesi üzerine Hacı Murat, ailesini kurtarmak ve Şamil'i yenmek için Rus destekli bir ordunun başına geçme planıyla Ruslarla işbirliği yapmak ister. Roman Hacı Murat'ın Ruslara iltica etmesiyle başlayan ve trajik bir ölümle neticelenen bu süreçten bahsetmektedir. Bununla birlikte farklı tarihsel kaynaklara bakıldığında durum, hiç de Tolstoy'un anlattığı kesinlikte değildir. Wikipedia'da Hacı Murat'ın Ruslarla ilişkisi şu şekilde geçmektedir: "Rusya kendi sanayi inkılaplarını gerçekleştirmiştir ve artık ağızdan dolma tüfeklerle Ruslar'a karşı savaşmak Avarlar için zorlaşmıştır. Hacı Murad, Şamil'e Ruslar'a iltica edeceğini böylece geri hatlara sarkıp düşmanı arkadan vurarak Rus birliklerinin dayanak noktalarını yok edeceğini söyler, ama bu fikir Şamil'ce tutulmaz. Hacı Murad yine de Ruslar'a iltica eder, planlarını gerçekleştiremez ve esir hayatı yaşamaya mecbur edilir, esarete dayanamayarak kaçar ama
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma
Kim Bu Hacı Murat ?
10/10
·165 syf.··
2021 75. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 02:25
Hacı Murat, Tolstoy’un 1896 ve 1904 yıllarında yazdığı fakat yaşıyorken yayınlayamadığı bir eseridir. Eser konusunu 1853 ile 1855 yılları arasında geçen Kırım savaşından almaktadır. Çoğunuzun bildiği gibi Kafkasların bir halk kahramanı olan Şeyh Şamil ve onun en büyük yardımcısı Hacı Murattır. Şeyh Şamil’ in en çok güvendiği gözü pek ve yiğit bir cengâverdir Hacı Murat. Fakat bir rivayete göre Hacı Murat ile Şeyh Şamil aralarında geçen bir fikir ayrılığı nedeni ile birbirlerinden ayrılırlar. Fakat bunun üzerine Şeyh Şamil Hacı Murat’ın ailesini esir alır. Hacı Murat ailesini kurtarmak için birçok plan yapsa da başarısız olur ve bunun üzerine Ruslara sığınarak iş birliği yapar. Ruslardan yardım alarak ailesini kurtarmayı düşünür. Eserimizde anlatılan konu aşağı yukarı bu şekilde, bir de olayın gerçek tarafı var. Yaptığım araştırmalar sonucu çok fazla argüman bulamasam da elde tutulur birkaç şeyden bahsedeceğim. Rus arşivlerinde, Hacı Murat’ın Ruslara sığındığı ve orada belli bir zaman kaldığı ve Tolstoy’un eserinde de bahsettiği şekilde hayatını kaybettiği Rus arşivlerinde bulunmaktadır. Bir diğer konu ise Hacı Murat gerçekten Tolstoy’un hikayesinde anlattığı gibi Şeyh Şamil ile arası bozulduğu için mi yoksa bir casusluk planı için mi Ruslara sığındığıdır. Maalesef ki bu konu sır perdesini koruyor. Fakat, Ruslara en gerçek gelen, Hacı Murat Şeyh Şamil ile anlaşarak casusluk için Ruslara sığındığıdır. Rusların güvenini kazanıp daha sonra Şeyh Şamil e istihbarat vermek istemiştir. Eser, tarihsel bir kahramanı, Kafkasya bölgesindeki halkı ve Rus askeri yapısı açısında gerçekten de edebi bir yanı olan bir kitap. Son olarak da eserin giriş kısmında olan deve çiçeğinin hikayesi, beni gerçekten de çok etkiledi ve kitabın sonunu da baştaki deve çiçeği hikayesi ile
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.