Kur'ân bütün zamanları tenvir ve bütün insanları irşat eden bir kitaptır. Bu itibarla, irşadın belâgati icabınca, ekseriyeti nazarlarında bedihî olan meselelere karşı mükâbereye, mugalâtaya ika ve icbar etmemek lazımdır. Ve onlarca mahsûs, meşhut, maruf olan bir şeyi lüzumsuz yerde tağyir etmemek lâzımdır. Ve keza, vazife-i asliyece, ekseriyete lâzım olmayan şeyin ihmal veya icmali lâzımdır. Mesele, şemsin zâtından, mahiyetinden bahsetmek değildir; ancak âlemi tenvir etmekle, hilkatin nizam merkezi ve âleme mihver olması gibi harika şeyleri ihtiva eden vazifesinden bahsetmekle, Hâlık'ın azamet-i kudretini efkâr-ı ammeye ibraz etmektir.
gerekçelendirmenin (ya da temellendirmenin -ç.n.) varacağı son nokta, her zaman, daha fazla gerekçelendirileme-yecek bir seçimdir; herhangi bir ölçütün kılavuzluk etmediği bir seçimdir. Her birey, böylesi bir seçim temelinde, belirgin ya da örtük biçimde sahip olduğu ilk ilkeleri kabul etmelidir.