İshakaya

İshakaya
... Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. (Medeni Kanun m.3) ... instagram.com/ishakky_
Abdülmecit (1823-1861). Otuz birinci Osmanlı padişahı. II. Mahmut’un oğlu. 1839’dan 1861’e kadar tahtta kaldı ve babasının Batılılaşmacı reformlarını sürdürdü. Hükümranlığı döneminde Babıâli, esas iktidar merkezi olarak Saray’ın yerini aldı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Abdülazîz (1830-1876)'. Otuz ikinci Osmanlı padişahı. II. Mahmut’un oğlu. 1861’den 1876’ya kadar tahtta kaldı. Bir darbe sonucunda tahttan indirildi. Önceleri Abdülmecit’in Batılılaşmacı reformlarını destekleyen politikaları sürdürdü. 1871’den sonra Rusların desteklediği muhafazakârların yanında yer aldı. Batı Avrupa’yı ziyaret eden ilk Osmanlı padişahıdır (1867). Tahttan indirilince intihar etti.
Dr. Abdullah Cevdet (1869-1932). Arapkir’de doğdu. Kürt kökenlidir. Askeri Tıbbiye mezunu. Jön Türk hareketine katıldığı için 1896’da Trablusgarp’a sürüldü. 1897’de Avrupa’ya kaçtı. Cenevre’de Osmanlı gazetesini yayınladı. 1899’- da padişahın verdiği diplomatik görevi kabul etti. Reform yanlısı görüşlerini açıklamayı sürdürünce bu görevinden alındı. 1904’te önce Cenevre’de sonra Kahire’de Içtihad dergisini yayınladı. Meşrutiyetten sonra yazı ve yayın faaliyetlerini İstanbul’da sürdürdü. Yazdığı ve çevirdiği kitapların sayısı 66’dır. Ateistliğiyle bilinir. Latin alfabesinin benimsenmesini isteyen ilk Osmanlı’dır.
Anadolu şehirleri insanı tedavi etmese de gözünü açıyor. Gördüklerim Evliya Çelebinin anlattıklarına hiç benzemiyordu. Amerikanın keşfinden, hele Süveyş kanalı açıldıktan sonra büyük kervan yolları terkedilmiş, eski mamur çarşılar harap olmuş, zengin şehirler perişan kasabalara dönmüştü. İnsan yakın şarkın bugünkü hali ni görünce, eskilerin Acem mübalâğası ettiklerini zannediyor. Halbuki bir zamanlar gerçekten dünyanın cenneti, üç kıt’anın birleştiği bu ülkelerdi.
— Nafile şeytan! yapamıyacağım. Bütün iyi niyetlerimize rağmen daha fazla yapamıyacağım, dedim. Sıhhat telkinle kazanılır diyorsun. ... ...Hayır! nasihatlerin hoşuma gitmedi. Bugün sen pek mülayimsin, ve ben pek haşinim- Dostluğuna teşekkür ederim, fakat beni -insan arasına çıkabileceğim zamana kadar kendi derdimle yapayalnız bırak.