...
Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. (Medeni Kanun m.3)
...
instagram.com/ishakky_
Davut, çeşme başında su dolduran kadına haris olduğu için kocasını harbe yolladı ve cebhede vurdurdu. Süleymanın cariyeleri yıldızlar kadar sayısızdı. Alnıma Şeytan damgasını vurarak beni şehirlerin kapısında taşlattıktan sonra kendileri neler yapmadılar! Muhammet çadır kapısından iştiha ile baktığı kadını kocasından gasb için gökten âyet indirdi. Ve Taiften, alnından kanlar akarak döndüğü ve zayıf günlerinde «sizin dininiz sizin, benimki benim» dediği halde, eline kuvvet geçer geçmez yahudileri kılıçtan geçirtmek için Allaha söz söyletti. «Bir yanağına tokat vururlarsa ötekini çevir!» diyen Isa, eline biraz kuvvet geçer geçmez mabedin kapısında esnafın tezgâhlarını devirdi, çocuk denecek bir yaşta Roma kanunlarile çarmıha gerilmeseydi kimbilir daha neler yapacaktı! Ve papaslar, bu Allah koyunlarının çobanları, hakikî çoban olmak için neler yapmadılar!
Zeus’in elinden ateşi çalan ve insanlara can veren bendim. Dionysos’u sarhoş eden ve Aphrodite’e emsalsiz cazibesini veren, peşinden Pan’lar ve Satyre’leri deli gibi koşturan, Athena’ya vekarı, Apollon’a cesareti, Hermes’e sürati, Eros’a kalpleri yaralıyan oku, ve Plüton’a altınları, Junon’a bereket ve bolluğu; ve nihayet insanlara bütün bunlara karşı bitmez tükenmez hırsı, iştihayı, hasedi bahşeden bendim.
Talih bu! Bir kere hocalık kürsüsüne oturmuşlar. Acemi kavimler bu kapıdan girdiler mi, mutlaka önlerinde diz çökmeye kendilerini mecbur görüyorlar. Hâdiseleri tersine çevirmek kimin elinde! Dünyada bir ihtilâl kopsa ve bütün çocuklar Öğretmenlerile, erler subaylarile rollerini değiştirse, yine bu mirasyedi ve şımarık üstadı kürsüsünden indirmek kabil değil
Eski dostlarını bir anda inkâr etmek, artık çekinmediği insanlara kahramanlık göstermek, âcizlere ve miskinlere hücum etmek, zaten beğenilmeyeni beğenmemek, zaten tekme yiyene bir tekme daha vurmak, piyasada ne varsa onu satmak, ve piyasayla beraber malı değiştirmek, fırıldağın ucunu rüzgâra vererek onunla beraber dönmek, günün ihtiyacına en uygun bir fırıldak, tam bir fırıldak olmak işten bile değildir.