İshakaya

İshakaya
... Durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. (Medeni Kanun m.3) ... instagram.com/ishakky_
Demek ki mühim olan düşünce değil, düşünendir. Düşünen kimdir? Bizim gibi etten kemikten yapılmış insan.. Onu hangi şartlar yetiştirmiş, hangi kalıplarda dökülmüşse ona göre kabiliyetli oluyor. O zaman ayni düşünce bu kuklalarımızdan birinde parlıyor, birinde yanıp sönüyor. Birinde mütemadiyen renk değiştiriyor. O zaman bizim için mühim olan düşünen insanı bütün bir varlık olarak tetkik etmektir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sizin gibi düşünen, veya böyle söyliyen insanların arasında sizi yarı yolda bırakacaklar, sözünden dönecekler, bir pula satacaklar yok mudur? — Eğer düşüncelerinde samimi iseler?.. — Görüyormusunuz! Demek ki mühim olan düşünmek değil, düşüncede samimî olmaktır.
Bütün bunları konuşmak için evvelâ karakter üzerinde durmalıyız. Diyelim ki, güzel fikirleriniz var, fakat onları tatbik edecek kimdir? Öyle veya böyle.. Mesele orada, değil, yapacak adam kimdir, ona bakın! Şarap veya su getirmek istiyorsunuz, ama destiniz delikse! Şu halde mesele ne şarapta, ne de suda. Her şeyden evvel destidedir.
«Fazilet! Meğer, ne boş bir sözden ibaretmişsin» diyen Caton ne kadar haklıymış. Yer yüzüne kötülüğü, hastalığı ve cinneti indiren ben Şeytan, bunu size öğretiyorum. Bu sahte kahramanların yüzlerinden maskeleri indirmek vazifesi bana düşüyor: Onların iç yüzünü hepinizden iyi ben bilirim.
Alnıma sürdükleri lekeyi kendi alınlarındaki başlıkla gizlediler. Cinayetin en korkuncunu işlerken kendilerine melek süsü verdiler. Ya ben biçare Şeytana iftiraların en feciini ettiler. Beni sahtekârlıkla itham ettiler (Sesi gittikçe yükseliyordu. Heyecandan şakaklarında terler birikmişti. Bitkin bir halde koltuğa çöktü. Sonra yavaş yavaş yine sözüne devam etti:) Evet, insanlara fenalık etmiş olabilirim. Şehvetin olduğu kadar aczin, servet kadar sefaletin, güzellik kadar çirkinliğin, ilim kadar cehlin de babası benim. Kâşanelerinde zevk süren zenginler namıma neşideler okurken, mezbelelerde sürünen sefiller bana lanet yağdırır. Fakat riyakâr, asla!.. Bu unvanı Nebilere ve rahiplere bağışlıyorum. Allahın ve insanların lânet için verdikleri ünvanlar bana kâfidir.