İnisiyeler karanlıkta aydınlık olan ışıktır...
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:54
İnsanın aydınlanması, bilincinin yükselmesi ve hayatının kademeli olarak iyileşmesi ve gelişmesi için gereken inisiye malzemelerinin başında kitaplar gelir. Bu kitapta insanın düşünce ve kişisel yolculuğunda rehberdir. Dinin ezoterik yönlerini anlamak, inisiye olmuş insanların hayatlarının resmedildiği bir kitaptır Büyük İnisiyeler kitabı. Kitap gizemli bilgilerle doludur. İnsanın ruhen gelişmesine iyi bir zemindir. Kendini tanımak, anlamak adına çıkılması gereken bir yolculuktur. Kitabı beğendim ve sevdim. Konuları ilgi çekici, dili yalın ve anlaşılırdır. Çevirmen de işini iyi yapmıştır. Okuduktan sonra inisiye olmuş insanların ruhunu ve kalbini biraz daha anladığımı düşünüyorum. "Hayat, emek verirken dökülen terlerdir" diyerek ezoterizmi seven okurlara tavsiye ediyorum.
Alıntı
Büyük İnisiyelerEdouard Schurê · Gece Kitaplığı · 20245 okunma
Pusudaki Cemaatler: Geçmişin Dersleri, Geleceğin Uyarıları
10/10
·200 syf.·
2025 13. kitabı
Fethullahçı terör örgütünü yıllardır başta Necip Hablemitoğlu hocamız olmak üzere birçok gazeteci, siyasetçi ve yazar defalarca uyardı. Ancak hem hükümetler hem de devletin ilgili kurumları bu uyarıları görmezden geldi. Sonuçta Hablemitoğlu ve Uğur Mumcu gibi isimler katledildi. Bugün aynı cesareti göstererek çok daha detaylı ve derinlikli bir incelemeye imza atan değerli yazar Kaya Ataberk, FETÖ'nün aslında bir buz dağının yalnızca görünen yüzü olduğunu gözler önüne seriyor. İşte bu eleştirel farkındalık, Kaya Ataberk’in "Pusudaki Cemaatler" kitabını okurken en çok ihtiyaç duyduğumuz merceklerden biri hâline geliyor. Yazar, meseleyi FETÖ sonrasına indirgemeyip, bu yapıların nasıl yeşertildiğine dair sorular sordurarak asıl can alıcı noktaya parmak basıyor: "Peki ya şimdi? Bu iş gerçekten bitti mi, yoksa aynı körlükle yeni yapılanmalara mı kapı aralanıyor?" İşte Kaya Ataberk’in kitabı, tam da b Fetö'den Sonra Pusudaki Cemaatler u karanlıkta yol gösteren, ama aynı zamanda devletin geçmişteki ihmallerini de eleştiren bir kılavuz niteliğinde. Ataberk, kitabında sadece geçmişe takılıp kalmıyor; tam da olması gerektiği gibi perdeyi biraz daha aralayarak ülkedeki diğer yapılanmaları, onların tarihsel köklerini ve bugünkü etki alanlarını masaya yatırıyor. Nakşibendilerden İsmailağa’ya, Menzil’den Işıkçılara kadar birçok yapıyı ele alması, konuya yüzeysel değil sistematik bir bakış getirdiğini gösteriyor. Bu, kitabı sadece "bilgilendirici" olmaktan çıkarıp gerçekten "uyarıcı" bir metin hâline getiriyor. Her Atatürkçü vatanperver için "Pusudaki Cemaatler" kapıdaki potansiyel tehlikeleri görmek adına iyi bir pusula. Çünkü Ataberk’in de altını çizdiği gibi, benzer bir senaryonun tekrarlanmaması için ilk şart, bu yapıları ve onların eklemlenme biçimlerini tanımaktan geçiyor. Geçmişten ders çıkarmak
Siyaset
Fetö'den Sonra Pusudaki CemaatlerKaya Ataberk · İleri Yayınları · 201711 okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2026 27. kitabı
Kendini arayan bir ademin yolculuğunun ilk durağında, arzu ettiğinin tam hedefinde buldu kendini. Mevlâna'ın dediği gibi: "Susuzlar âlemde su ararlar, su da cihanda susuzları arar." Amaç belli olunca vuslata ermek için Allah kendine yakınlaştırmayı kolaylaştırır.  Güneş gibi doğmak batıdan olmaz. Doğuya gitmek gerek. Asım da yeniden doğmak için Türkmenistan'ın Merv şehrine yol alır. Orda karşılaştığı Serkan arkadaşıyla özlem giderirken nerden bilecekti aradığı ayağına geldiğini? Asım farsça bildiğinden arkadaşının bir kitabının tercüme etme teklifi üzere sonraki durağı Semerkand olur. Eline aldığı hatırat ile 1200'lı yıllara adım atmış oldu. Ve okuduğu her cümle bu gününe ışık oldu. Karanlık gecelerine kandil oldu. Kaybolduğu  dünyadan sıyrılıp ihlâsa erdi. O öğrendikçe okuyucu da öğreniyor. Kalbi hâlim oldukça okuyucunun yüreği daha çok yumuşuyor. Neticede bizimle tanıştırdığı Mevlâna Halid'tir. "Rüzgarın Ardından" eserinde aslında Asım'ın kendini bulma arayış yolculuğu az ve öz olarak  tamamen Mevlâna Halid'in otobiyografisi anlatılıyor. Yunus Emre'nin şu vecizesi Asım'ın durumuna ne kadar manidardır: "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktır?" Eserden damlayan her sözcük âdeta vücudun ihtiyaç duyduğu her meyve tadındadır. Kalbi huzura erdiren, beyni bilgiye doyuran, ruhu ferahlatan harika bir ilim bilgisidir. Şeyh Şamil'in dediği gibi: "Allah'a giden yollar gökteki yıldız sayısından fazladır. Biz o yollardan birini arıyoruz." Yazar da bu kitabında da kalplere Allah'ı ve Allah'a giden yolun kapılarını açıyor. #kalbedüşensızı #hayatsondanbaşlar kitaplarını tavsiye ettiğim gibi #rüzgarınardından 'ı da tavsiye ediyorum. #biralıntı "Her yolun kendi yolcusu, her yolun kendine has bineği var. Kimi yol var dolanır gider,
Rüzgârın ArdındanElif Veske · Eşik Yayınları · 2020410 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:56
Her kesimden insana hitap eden İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? Kitabı’nda İlber Ortaylı basit bir dille anlatım yapıyor. Kitap 9 ana konu bağlamında oluşuyor. Her biri okuyana kılavuzluk edecek bilgiler sunuyor ve bu kılavuzlar hayat çizginiz yoksa nasıl oluşturacağınız, bu çizgi doğrultusunda nasıl ilerleyeceğiniz, kimliğinize bireysel katkılarınız ve bu katkılarınızın toplumsal bağlamdaki yerine ışık tutar bir nitelik taşıyor. Her bölümün sonunda İlber Ortaylı’nın sunduğu kitap önerileri de okuyuculara yeni kapılar açıyor. İlber Hoca yaptığımız her işte bir ölçü olması gerektiğini savunuyor. Kitapta da ölçünün ne olduğuna ve ölçünün nasıl bulunacağına değiniyor. Bir ölçü dahilinde hayat çizgimizi belirleyip ilerlemenizin benliğimiz için ne denli önemli olduğunu vurguluyor. Çizgimizde ilerleyebilmek için sizi ilerletecek bir duygunun olması gerektiğini söyleyen kitap insanı harekete geçiren temel duygulardan biri olarak merak duygusunu ele alıyor. Merak sayesinde araştırma yapma dürtümüzün geliştiğini ve böylece yeteneklerimizi fark etmemizin daha kolay olacağını belirtiyor Ortaylı. Yeteneklerimizi keşfederek bu doğrultuda yapılan işlerin beraberinde özgüven ve mutluluk getireceğini de not düşüyor. Kitaba göre mutluluk başarıyı doğurduğu için tüm bu ilişkiler aslında bir döngünün parçaları oluyor. İnsanın anlam arayışı bu döngüyü tanımlıyor ve yazar, arayışın hiçbir zaman son bulmadığını ileri sürüyor. Hep eksik hisseden insanların bu eksiklik hissiyle her yaşta araştırmaya, öğrenmeye ve keşfetmeye odaklandığını belirtiyor. İlber Ortaylı tam da bu nokta da dünyayı gezmeyi, görmeye, tanımayı ve keşfetmeyi istemenin sadece parayla değil istekle de mümkün olabileceğini ifade ediyor. Kitap sadece bireysel gelişime değil toplumsal gelişime de katkı sunuyor .Topluluk
İnsan ve Toplum Kişisel Gelişim
İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20227,9bin okunma
!!! DİKKAT SPOILER İÇERİR !!!
4/10
·456 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:42
Adeline’in Peşinde’den beri bitirmekte zorlandığım 2. kitap bu. Öncelikle şunu belirteyim; ASLA Dark Romance karşıtı değilim, aksine çok severim. Ama bu kitap olmamış ya. Kurgu diğer kitapların birleşiminden oluşturulmuş adeta. İlk başta Aly’yi çok sevmiştim ama sonra yapışkan, aptal aşık moduna girmesi DİREK midemi bulandırdı. Josh’u aslında sevdim ama onun da ne olduğu belli değil. İyi misin kötü mü? Korkak mısın cesur mu? Nesin yani tam olarak? Çok çelişkili geldi bana. Kitabın arkasında Aly’nin başka takipçisi olduğu yazınca aksiyonlu, karmaşık, karanlık bir şeyler bekledim ama karakterin adı geçtikten sonra 3. sayfada o adamın “yanlışlıkla” öldürülmesi bana aşırı saçma geldi. Bu mu yani sorunlu takipçisi?? Sonra devreye mafyöz şeylerin girmesi iyice tadımı kaçırdı. Tek sevdiğim şey / karakter Fred’di. Yazar, “Dark Romance” adı altında sırf popülerite kazanmak için diğer tüm kitaplardan bir şey katmaya çalışmış (stalk - maske - mafya - kovalamaca vs.) lâkin üzgünüm ama o da HİÇ OLMAMIŞ. Genel olarak HİÇ SEVMEDİM. Beklentim aşırı yüksekti ama tırt çıktı, beklentimin fazlasıyla altında kaldı.
Işıklar SöndüğündeNavessa Allen · İndigo Kitap · 2025566 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:24
Kitap Adı: Akim Sevgilim Yazar: Füruzan Sayfa Sayısı: 136 Tür: Öykü Değerli Okur, bir kitap yorumuyla geldim: Kitap üç öyküden oluşuyor. İlk öykünün adı da kitaba ismini veren Akim Sevgilim. Yerel kütüphanede görünce, adına kapılıp okumak istedim. Açıkçası, eski zamanların o destansı, unutulmaz sevgilerine dair bir hikâye bekliyordum. Ancak beklentim bu yönde karşılanmadı. Yazar, kalıcı ve derin duygular yerine daha çok geçici, kırılgan ve yıpratıcı ilişkileri ele almış. Bu da bende küçük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Aslında kitaplarla ilgili ön yargıyla yaklaşmayı pek sevmem. Özellikle daha önce okumadığım yazarların eserlerine şans vermeye çalışırım. Bu yüzden kitabı yarım bırakmadan sonuna kadar okudum. Diğer iki öykü ise Sesi Olmayan Türkü ve Varoşlar. Sesi Olmayan Türkü, farklı yöntemlerle el değiştiren toprakların hikâyesini ve o topraklara sahip çıkmaya çalışan insanların mücadelesini anlatıyor. Toprağın yalnızca bir mülk değil, aynı zamanda emek, aidiyet ve yaşam olduğunu hissettiren bir öykü. Varoşlar ise kent yaşamının görünmeyen yüzüne ışık tutuyor. Yoksulluğun, tutunma çabasının ve hayata rağmen ayakta kalmaya çalışan insanların hikâyesi anlatılıyor. Füruzan'ın toplumun kenarında kalmış insanları anlatmadaki başarısı dikkat çekici. Kalemi zaman zaman insanı rahatsız edecek kadar gerçekçi. Belki de bu yüzden okurken kendimi huzursuz hissettim. Ancak sanırım yazarın vermek istediği duygu da tam olarak buydu; okuru rahatlatmak değil, düşündürmek ve sarsmak. Bu kadar spoiler yeter. Şimdi kitaptan birkaç alıntı paylaşayım: "Ben kırkıma girmeden ölüme alıştım neredeyse." "Siz gençler vatanımızı kurtarın." "Çiçeklerden, güneşten, geceden, limonluktaki kokulardan oluşan bir rüya." "Hep önemli ve önemsenen başka insanlara göstermek için mi yaşanır her
1000Kitap
Akim SevgilimFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023493 okunma
Reklam
Reklam