İskender Erdem

İskender Erdem
@iskendererdem
Dasein
Psikolojik Danışman
Batman
155 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
8/10
·379 syf.··
2026 2. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 16:52
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanı, ilk bakışta bir aşk hikâyesi ya da bir şehir romanı gibi okunabilir; fakat derinleştikçe, insanın kendi iç dünyasıyla kurduğu zor ve bitmeyen ilişkinin anlatısı olduğu görülür. Tanpınar, bu romanda huzuru bir sonuç olarak değil, insanın kendiyle giriştiği uzun bir arayış olarak ele alır. Bu yüzden romanda asıl mesele, bulunacak bir dinginlikten çok, bu dinginliğin neden bir türlü kalıcı olamadığıdır. Romanın merkezindeki Mümtaz, modern insanın iç çatışmalarını taşıyan bir karakterdir. Düşünceyle duygunun, geçmişle şimdi’nin, umutla kaygının arasında sıkışmıştır. Onun iç dünyası, Tanpınar’ın sıkça vurguladığı zaman fikriyle iç içe geçer. Nitekim Tanpınar’ın Beş Şehir’de söylediği “Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında” dizeleri, Mümtaz’ın ruh hâlini de özetler gibidir. Mümtaz, ne geçmişten kopabilir ne de bugüne tam olarak yerleşebilir. Nuran’la olan ilişkisi, Mümtaz için bir sığınak olmaktan çok, kendini daha derinlemesine fark ettiği bir aynaya dönüşür. Tanpınar, aşkı romantik bir kurtuluş olarak sunmaz; aksine insanın kırılganlığını daha görünür kılan bir deneyim hâline getirir. Bu bağlamda romandaki huzursuzluk, bireysel bir eksiklikten ziyade varoluşsal bir durumdur. Tanpınar’ın “Huzur, bir saadet değil, bir arayıştır” düşüncesi, romanın bütününe sinmiş bir hissiyat olarak karşımıza çıkar. İstanbul ise romanda yalnızca bir mekân değil, canlı bir bilinç gibidir. Şehrin sokakları, semtleri, sesleri ve suskunlukları Mümtaz’ın iç dünyasıyla paralel ilerler. Tanpınar’ın “Şehirler de insanlar gibi kader taşır” sözü, Huzur’da İstanbul’un neden bu kadar merkezi bir konumda olduğunu açıklar. İstanbul değiştikçe Mümtaz’ın ruhu da dalgalanır; şehir durduğunda, o da durur. Tanpınar’ın bilinçli olarak tercih ettiği yavaş
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·114 syf.··
2025 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 00:12
Bu kitabın bende bıraktığı yer, başka hiçbir şeye benzemez. Çünkü ben onu yalnız kendim için okumadım; okuma yazma bilmeyen anneme, her ayrıntısını Arapça anlatarak birlikte okuduk sanki. Annem Arapça ve Kürtçe bilir; Türkçeyi de bizimle yaşaya yaşaya, kelime kelime öğrendi. Şimdi rahatsızlığı yüzünden sıkıldığı zamanlar oluyor; ben de ona iyi gelecek bir yol aradım ve bu kararı aldım: Kitabı baştan sona birlikte keşfettik. Ali’yi, Münire’yi, Mustafa’yı, Feride’yi… Anadolu’nun köylerini, insanlarını, yollarını adım adım beraber gezdik. Her sayfada yeni bir kapı açıldı, annem her yeni hikâyeyi çocuk gibi sevdi. Yarın da filmini izleyeceğiz. Belki de bu hikâyeyi asıl uzun kılan, sayfalar değil; annemle paylaştığım bu yolculuk olacak
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
İnsan tamamlanmış bir cümledir
9/10
·128 syf.··
2025 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 23:18
Tarık Tufan’ın bu metni, insanın eksikliğiyle, yarım kalmışlığıyla ve bitmeyen arayışıyla yüzleştiği bir iç yolculuğu anlatır. Yazar, insanı “tamamlanmamış bir cümle” metaforu üzerinden tanımlar; bu benzetme, hem dilsel hem varoluşsal bir anlam taşır. Nasıl ki tamamlanmamış bir cümle, anlamını bulmak için bir kelimeye daha, bir nefese daha ihtiyaç duyar; insan da yaşamı boyunca kendini tamamlamaya, eksik yanlarını bulup onarmaya çalışır. Metinde dikkat çeken en güçlü yön, insanın “hevesleri, beklentileri, erteledikleri, kursağında kalmış kelimeleri” üzerinden anlatılmasıdır. Tarık Tufan, sıradan ayrıntıları büyük bir iç sızısına dönüştürür. Günlük hayatın sessiz anlarında bile bir eksiklik, bir yarım kalmışlık hissi vardır. Bu da onun yazınındaki temel duyguyu, yani “yarım kalmakla var olma” hâlini yansıtır. “Yalnızlığıyla bile bir araya gelemeyecek kadar ıssız” cümlesi, insanın iç dünyasındaki derin yalnızlığı çok sade ama yıkıcı bir biçimde ifade eder. Burada yalnızlık bir durum değil, neredeyse varoluşun özü haline gelir. Buna rağmen, yazar umudu tamamen terk etmez. “Bütün bunlara rağmen hayat, yine de anlamlı bir cümle kurabilme isteğidir.” ifadesi, Tarık Tufan’ın karanlığın içinde bile bir ışık arayan sesini yansıtır. Sonuçta, bu kısa metin bize şunu söyler: İnsan hiçbir zaman tamamlanmaz. Hep eksiktir, hep arayıştadır. Ama belki de anlam, o eksikliği tamamlamaya çalışırken kurulan cümlelerdedir. Tufan’ın anlatısında, eksiklik bir kusur değil, insan olmanın en doğal hâlidir.
Ve Sen Kuş Olur GidersinTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 202011,6bin okunma
8/10
·504 syf.··
2024 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 22:41
Kitaba ve yazara dair ufak bir eleştirim olacak. Çocukların gözünden 12 Eylül'e kadar nasıl gelindiğini anlatmak istemiş Temelkuran. Kitabın genel felsefesi de bu. Birçok yerde bence bunu başarabilmiş güzel bir dünya sunmuş bize. Ancak sağ ve sol düşünceyi bir yana bırakarak şunu düşünmeden edemiyorum. Ve şimdi vereceğim örnekle benzer birçoğuyla karşı karşıya kaldım: faşistler diyor faşistler gelecek ve öldürecek... Vs vs bu söylem bence bir çocuğa ait bir söylem ve onun dünyasından gözler önüne serilen tarafsız bir dünya olamaz.-"Bu faşistler hangi faşistler? Kime göre faşist ve kime göre katil?"-Evet kitapta bu yapılmak istenmiş ama olmamış. Kitabın bütününe bakacak olursak başarılı ama eksik. Söylemler ve düşünceler bana annesinin dilininjn arkadan uzanıp çocuğun dili olduğu karikatürü anımsattı. Böyle bir durum varsa tarafsız ve çocuk dünyasından bahsedebilir miyiz? Evet çocuklar gördüğü maruz kaldığı şeylerle kendine dünya yaratır. Bu da onların dünyasıdır diyebiliriz. Ki genlede hep öyle olur. Ama böylesine ince hassas bir konu böyle anlatılmasaydı sanki daha gerçekçi olurdu diye düşünüyorum. Kullandığı dil ve üslup anlam akışı ise gayet başarılı. Konu da olay da akıyor ve bazen merak duygumu kamçılayıp araştırmamı sağladı. Bu yönüyle de harika olmuş.
DevirEce Temelkuran · Can Yayınları · 20162,972 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2024 20:18
Kendimden, zihnimden, bendimden, aklımdan ve ruhumdan taşarak okuduğum mistik bir şaheser. Kitabın derinliğini, güzelliğini anlatabileceğim bir kelime mevcut değil. Her kelimesinde kendimi aradığım, kendimi bulduğum anlam dolu kitap. Yapılan tespitlerle değindiği yerlerle bana ışık oldu. İsteseydim üç saatte okuyup bitirebileceğim bir kitaptı. Ama ben biraz zamana yaydım. Aslında bu kitap insanın tüm ömrüne yayılması gerekiyor vakıa benim için öyle olacak. Ömrümce bana hayat felsefesi olacak bu kitap. İyi ki Nurettin Topçu ile tanıştım. İyi ki o kitap fuarına gitmişim
Var OlmakNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 20244,806 okunma