Habersiz gelen misafir veya konuk gibi kitapların verdiği haz gerçekten çok guzel ben bu duruma aşinayım ve iyiki burada benim gibi bir insanlarla bulunmak cok guzel ve geri dönmekte bir o kadar guzel bir şey! (;
Güzel bir inceleme yapalım grigory Spiridonoviç Petrov: 20.yüzyıl Rusya'nın en tanınmış papazların dan ve en çok okunan halk yazarlarından biridir.
Görüşleri sebebi ile, öncelikle kiliseden ve uğruna baş koyduğu bir çok işten kovuldu. Daha sonra birinden de ayrılmak zorunda kaldı.
Yazarın burada değindiği konu Finlandiya etrafı orman ve dağla çevrili bir bataklık bölgesi olan çürümeye yüz tutmuş insanlığın bir tarafta İsviçre bir yandan Rusya ile arada kalıp can çekişen bir ülkenin ilim ile tekrar dirilişi ve hayat buluşunu anlatıyor.
Kültürel zenginlikleri olmayan halkın cehalet ile savaşı sırasında çeşitli liderler vasfı ile ince dokunuşlarıyla memleketi tekrar ele alıp sömürgecilerin ellerinden can ve baş ile kurtarmaya çalışıyorlar.
Her ne kadar köy halkının eskileri bu konuda biraz direnselerde cehaletin sonu er yada geç geliyor.
Karanlığın en koyu en iğrenç zifiri siyah rengine bulanan umutlar beyaz zambaklar ülkesinde, öylesine şiddetli Öylesine kasvetli bir fırtına ile can buluyor ki tekrar ilk doğdukları gün gibi cennete kavuşuyorlar. Ülkenin manevi değerleri arşa yükseliyor adeta.
Okumanızı tavsiye ederim çok detaylı özet veremedim ama insanın motive olması açısından okuduğu bir çok kişisel gelişim kitaplarından bana kalsa daha ayrıntılı bir bilgi kaynağına sahip.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdiiii ben daha önce Zülfü Livaneli den mutluluk eserini okumuştum daha sonra arkadaşımın telkin i üzerine balıkçı ve oğlu romanına başladim şöyle söyliyim kapağını açtığınız ilk sayfadan itibaren sizi dünyadan koparıp başka gezegenlere sürükleyecektir ôylesine tatlı bir roman büyük bir iştahla aynı gün başlayıp bitireceğiniz bir eser olduğunu temin ederim. Hikayenin konusu şu ege bölgesindeki koylar ve köylerde yaşanan esaretin bedeli ve ülkemiz aynı anlamda dünya genelinde gelişen sorunlar örneğin dış ülkelerden gelen göçmenlerin ege bôlgesinde bir can pazarı yaşamaları. Konuya dönecek olursak Raziye isimli karakter bir koylarına gelen bir turist kızdan hoşlanır bunu öğrenen ailesinin onayı üzerine düğün gerçekleşir. Fakat kısa bir süre sonra Raziye Caner isimli karakterin hovarda olduğunu öğrenir ve üzülür. Geçen her anı kendine zehir eder bundan kısa bir zaman sonra ondan hamile kaldığını hastanede öğrenir daha sonra adam ölür Raziye tekrar koyuna döner daha sonra Raziyenin kızı yetişir su gibi serpilen Mesude karşılıklı Mustafa ile birbirlerine sevdalanır ve Mustafa'nın ona açılmasından kısa bir süre sonra evlenirler ve hikaye burada başlar ilk çocukları suda boğulur çift zor günler geçirir.
Mustafa balığa çıktığı esnada uzaktan belirsiz cisimlerle karşılaşır ve bu cisimler kaya parçası kütük vb şeyler olduğunu sanarak başka teknelere zarar vermesinden çekinerek onları ortadan kaldırma çabası içinde onlara yaklaştığı taktirde aralıklı 2 ceset ile karşılaştığını fark eder ve böylelikle yeni nefes kesen macerası da başlamış olur.
Güzel şeylere konu olan gayet anlamlı bir roman tam manada anlatamadıysam lütfen kusuruma bakmayın.
Keyifli okumalar dilerim...
(;